Arka Sıradakiler Fan,Arka Sıradakiler Forum,Arka Sıradakiler



 
AnasayfaPortalSSSGiriş yapKayıt Ol

Paylaş | 
 

 Tiyatro Terimleri

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
MaSuMeLeK
SüperModeratör
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 331
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 11/02/09
Cinsiyet Cinsiyet : Kadın
Yaş Yaş : 24
Nerden Nerden : antalya
İş/Hobiler İş/Hobiler : ögrenci
Başarı Puanı Başarı Puanı : 3
ruh haliniz ruh haliniz :
takımın takımın :
oyuncum oyuncum :

MesajKonu: Tiyatro Terimleri   Çarş. Ocak 13, 2010 3:19 pm

Adapte: Yabancı bir eseri yer adları şahıs adları deyimleri gelenek ve görenekleriyle yerli hayata uygulayarak çevirme; uyarlama.

Adaptasyon: Adapte etme. uyarlama.

Aksesuar: Tiyatro sahnesinde kullanılan eşya.

Aksiyon: Roman hikâye tiyatro vb. türlerde konuyu genişleten asıl olaylar. Genel anlamıyla hareket.

Aktör: Erkek tiyatro sanatçısı.

Aktrist: Kadın tiyatro sanatçısı.

Akustik: Tiyatro konser salonu ve benzeri kapalı yerlerin sesleri bozmadan yansıtabilme özelliği.

Antik tiyatro: Eski Yunan - Lâtin tiyatrosu.

Darülbedayi: İstanbul Şehir Tiyatrosunun eski ismi. 1914'te kurulmuştur.

Dekor: Tiyatroda sahneyi eserin konusuna göre döşeyip hazırlamada kullanılan eşyanın toplu adı. Üç çeşit dekor vardır: realist dekor şairane dekor stilize dekor.

Diksiyon: Tiyatro ve benzeri edebiyat türlerinde dilin müzik karakterini başarı ile yaşatabilme yeteneği. Tiyatro okullarında ders olarak okutulmaktadır.

Diyalog: İki kişi arasında karşılıklı konuşma. Roman hikâye ve tiyatroda kahramanların konuşmaları.

Döşeme: Türk Halk Edebiyatında "başlangıç" karşılığı kullanılan bir kelime.

Dramatize etmek: Bir olayı duyguyu düşünceyi canlandırarak anlatmak; (mec.) bir vak'ayı olduğundan daha acıklı bir şekle sokmak.

Dublör: Tiyatroda ve sinemada bir rolün yedek oyuncusu.

Entrik unsur Entrika: Roman hikâye ve tiyatro türlerinde olayların okuyucuda ya da seyircide merak uyandıracak şekilde birbirine dolanması.

Epizot: Bir hikâyede asıl olaya karışan ikinci derecede önemli bir olay. Bugünkü perde karşılığı.
Fantazi pastoral: Çobanların hayatını fantazilerle süsleyerek anlatan tiyatro çeşidi.

Fars (Farce): Komedinin sanat yönü az kaba bir türü. Çok eskiden tiyatrolarda perde arası gösterisiydi sonra bağımsız oldu.

Fasıl: Bölüm. Tiyatroda perde karşılığı kullanılmıştır. Karagöz oyununda belli bir vak'anın geçtiği bölüm.

Feeri: Masalların tiyatro sahnesinde dramatize edilmesinden doğma cinlerin perilerin de rol aldığı bir tiyatro türü.

Grotesk: Gülünç güldürücü.

Jest: Tiyatro sahnesinde sanatçıların bütün el kol ayak ve benzeri beden hareketleri.

Kabare tiyatrosu: Daha çok güncel konuları iğneleyici taşlayıcı biçimde ele alan skeçlerin oynandığı monologların şarkıların ve şiirlerin söylendiği küçük tiyatro.

Kanto: Tanzimat Dönemi'nde Türk sahnesinde azınlık aktristlerce bağlatılan oyunlu ve neşeli şarkılar.

Koro: Eski Yunan tiyatrosunda bir grup erkek ve kadından kurulu şarkıcılar topluluğu. Oynanan eserin konusuna da katılırlar ve eserdeki olaya karşı toplumun duygu ve düşüncelerini temsil ederlerdi. Hayvanlar ağaçlar bulutlar yerine sembol olarak kullanıldıkları da olmuştur.

Kostüm: Tiyatroda sanatçıların giydiği oyuna uygun kıyafet.
Kulis: Tiyatroda sahnenin arkasında bulunan kısım; sahne arkası.

Maket: Tiyatroda dekor taslağı.

Makyaj: Tiyatro ve sinemada sanatçıların yüzlerinde boya ve başka maddelerle yapılan tuvalet ve değişiklikler.

Mimik: Bir duygu veya düşüncenin kaş göz. ağız yüz hareketleriyle anlatılması.

Mizansen: Bir tiyatro eserinin sahneye konması sahneye göre düzenlenip uygulanması.

Monolog: Tek kişinin konuşması. Tek kişilik taklitli bir komedya türü. İnsanın içinden kendisiyle konuşması.

Muhavere: Konuşma. Tiyatro roman hikâye fabl röportaj ve benzeri türlerde kahramanların konuşmaları.

Pandomim: Sessiz hareket. Sessiz hareketler jestler yüz ifadeleri ve kostümler yoluyla duyguları düşünceleri tutkuları anlatmaya yarayan tiyatro çeşidi.

Perde: Tiyatro eserinde bir perdenin açılmasından kapanmasına kadar geçen bölüm.

Piyes: Tiyatro eseri.

Reji: Sahneye koyma ve yönetme işi.

Rejisör: Sinema ve tiyatroda eserin sahneleninceye veya seyirci önüne çıkıncaya kadar geçirdiği her anı yöneten kimse; yönetmen.

Repertuvar: Opera operet ve tiyatro topluluklarının bir oyun mevsiminde gösterecekleri eserlerin listesi.

Rol: Opera operet tiyatro ve benzeri sahne sanatlarında oyuncuların eser kişilerini sahnede canlandırmaları.

Rövü (revü): Tiyatroda eserden önce gösterilen müzikli ve danslı oyun.

Sahne: Tiyatro. Tiyatro sahnesi. Tiyatro eserinde bir perdelik bölümün dekor bakımından değişik olan küçük kısımları. Bir perdelik bölüm içinde kişilerin girip çıkmasıyla değişen topluluk meclis. Yapılarına göre tiyatro sahneleri şunlardır: sabit sahne döner sahne asansörlü sahne.

Sahne eseri: Tiyatro eseri piyes.

Senaryo: Tiyatroda yazılı metin. Sinemada filmin konusunun yazılı şekli.

Suflör: Tiyatroda kuliste durarak oyunculara sözlerini fısıltıyla söyleyip hatırlatan yardımcı.

Şakşak: Ona oyununda Pisekâr'ın elinde bulunan kapalı yelpazeye benzer bir gürültü aracı. Vuruşlarda ses çıkarır.

Tablo: Tiyatro eserlerinde perdeden daha küçük bölümlerin her biri. Bir perde çeşitli lablolara bölünmüş olabilir.

Takım: Orta oyununda kişiler rol alan bütün sanatçılar.

Temaşa: Tiyatro.

Temsil: Bir tiyatro eserinin oynanması.

Tirat: Sahnede kişilerin birbirlerine karşı söyledikleri uzun sözler.

Tirajik: Korku sıkıntı şiddetli heyecan veren veya korkunç kötü sonu ölümle neticelenen.

Trajikomik: Hem acı hem gülünç olayların anlatıldığı tiyatro. Olaylar gülünç ama olay kahramanları acınacak hâlde verilir.

Tuluat: Tiyatro türlerinden biri. Sanatçılar oynadıkları eserin konusuna bağlıdırlar; ama oyundaki sözleri içlerinden geldiği gibi söylerler. Yazılı esere uymak mecburiyetleri yoktur. Perdeli orta oyunu da denir.

Üç birlik kuralı: Tragedyada uyulması gerekli üç temel kural. Bu kurallar şunlardır:

1. Zaman birliği (vak'anın en çok 24 saat içinde geçmesi)

2. Yer birliği (vak'anın aynı yerde geçmesi)

3. Vak'a birliği (eserin bir tek ana vak'a çevresinde gelişmesi).

Vodvil: Bir çeşit komedi.Türkülü tiyatro.Opera-komik bundan türemiştir. Bugün konusu çok entrika kaba-saba şakaları bulunan söz oyunlarına ve yanlış anlamalara büyük yer ayıran metinden çok irticale önem veren komedi türü anlamına gelmektedir.

________________________________________________________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MaSuMeLeK
SüperModeratör
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 331
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 11/02/09
Cinsiyet Cinsiyet : Kadın
Yaş Yaş : 24
Nerden Nerden : antalya
İş/Hobiler İş/Hobiler : ögrenci
Başarı Puanı Başarı Puanı : 3
ruh haliniz ruh haliniz :
takımın takımın :
oyuncum oyuncum :

MesajKonu: Geri: Tiyatro Terimleri   Çarş. Ocak 13, 2010 3:19 pm

Acı Çekme Oyunu: Ortaçağda ortaya çıkmış insanın yaradılışından “son yargı”ya kadar tüm dinsel öyküleri konu edinen dinsel yönlendirmeli oyun. Acıklı Komedya: Fransa'da klasik tragedyanın işlevini yitirmesinden sonra ve Aydınlanma Dönemi tiyatrosundan önce burjuva tragedyası ile burjuva oyuna geçiş olarak gülünç öğesinin de katışımıyla ortaya çıkmış oyun türü; Fransız tragikomedyası gözyaşlı komedya. Terim olarak Chassiron tarafından ortaya atılan Acıklı Komedya'nın başlıca temsilcileri N. De la Chaussee ile Marivaux'dur. Acıklı Komedya daha sonra Diderot tarafından burjuva oyunu olarak geliştirilmiştir.
Açık Biçim: Başlıca iki oyun biçiminden biri kapalı oyun biçiminin karşıtı; göstermeci tiyatro Aristotelesci -olmayan tiyatro yanılsamacı- olmayan tiyatro epik tiyatro biçimi. Kesitlerden bir bütün oluşturan Açık Biçim'de çokluk ve çeşitlilik yoluyla ampirik bütünsellik kurulur eylemde yer ve zaman çokluğu yer alır. Eylem tek değildir düz bir çizgi izlemez çeşitlilik ve karşıtlık içinde gelişir. Olaylar yanyana dizili ve kendi içlerinde süreklilikten yoksundur bitişe doğru gitmezler. Bu nedenle serim-düğüm-çatışma uğrakları yer-zaman birliği olmadığı gibi eylem ile bütünlük arasında da doğru orantı yoktur. Oyunun sahneleri tek başlarına vardır eylemden bağımsızlaşmış uğraklardır. Oyun dış eylemle değil iç eylemle belirlenir. Anakonu her sahnede bir başka görünümdedir; tek tek her sahnenin bir özelliği anakonunun özelliklerinden biridir. Oyun kahramanı oyunun ekseni değildir; eylem oyun kahramanın davranışlarını belirler. Oyun kişileri eylem-yer-zaman bölünmesi ve çeşitliliği içinde yer alır; hiçbir oyun kişisi çeşitlilik ve çokluk gösterir; dil kuruluşu çok yönlüdür. Dil oyun kişisini bütüne bağlayan ya da onun bütünle ilintili düşüncelerini dile getiren doğrudan bağ değildir; tam tersine kişinin bütünden bağımsızlaşmasını sağlar kendini kesitleştirir üçüncü kişi haline getirir. Oyun içinde şiir müzik akrobasi gibi çeşitlilikler yer alır; sahnelemede kurgu tekniği uygulanarak film belge projeksiyon gibi dramatik olmayan tekniklere başvurulur. İzleyiciye doğrudan seslenme ve şarkılar yoluyla sahnede olup bitenlere ilişkin bilgi verilir yorum yapılır. İkili görüngeyle çelişmeler karşılaştırılır; oyuncular oyun oynadıklarını izleyiciye duyururlar. Sahne tasarımı sahne giysisi ışıklama donatımlık sahne etmenleri izleyiciye bilgi vermek yanılsamayı yıkmak için kullanılır. Tiyatroda Açık Biçim'e Doğu tiyatrosunda gölge ve kukla oyununda ortaoyununda ortaçağ tiyatrosunda; daha sonra politika tiyatrosunda uyarma ve propaganda tiyatrosunda yöntemleşmiş biçimiyle epik tiyatroda rastlanır.
Açıkdoğa Tiyatrosu: Bir açıkhava tiyatrosu biçimi. Açıkdoğa tiyatrosu ormanlık kayalık dağlık vb. gibi doğal alanlar ile tarihsel yıkıntı saray bahçesi spor alanı vb. gibi açık alanlardır. Açıkdoğa Tiyatrosu uygulamaları 18. yüzyılda yer almaya başlamıştır.Açıkdoğa Tiyatrosu uygulamalarına günümüzde daha çok törensi tiyatro etkinlikleri ile tiyatro antropolojisi çalışmaları kapsamında yaz ve tiyatro şenliklerinde rastlanmaktadır.
Açıkhava Tiyatrosu: Açık havada oyunların oynandığı tiyatro yerleri.
1- Geniş Anlamda Açıkhava Tiyatrosu oyun yeri ile izleyici yerinin yerleşik bir tiyatro yapısı içinde bütünleşmediği; doğal alanlar ile açık alanlarda gerçekleştirilen doğanın dramaturjik bir etken olarak yer aldığı tiyatrodur. Bu anlamda Açıkhava Tiyatrosu açıkdoğa tiyatrosudur. Açıkhava Tiyatrosu'nun ilk örnekleri ilkçağlarda tapınak avluları (örneğin Eski Mısır Hindistan Çin Japonya) ile açık Pazar yerleridir (Eski Yunan). Belli bir yapı dışında açık alanlarda gerçekleştiriliyor olması bakımından köy seyirlik oyunları kırsal tiyatro Pazar alanlarında gerçekleştirilen ortaçağ dinsel tiyatrosu üstü açık yapılı Shakespeare sahnesi (Elisabeth tiyatro yapısı) Altın Çağ İspanyol avlu tiyatroları (corral) Açıkhava Tiyatrosu kapsamına girer. Günümüzde kapalı tiyatro yapıları dışında gerçekleştirilen törensi tiyatro etkinlikleri (örneğin Living Theatre P. Brook E. Barba vb. ) sokak tiyatrosu (A. Boal) Açıkhava Tiyatrosu'nun başlıca örnekleridir.
2- Dar anlamda Açıkhava Tiyatrosu kendine özgü mimari özellikler taşıyan açık tiyatro yapısıdır. İlk kez ilkçağda Yunanistan'da görülen antik Yunan Açıkhava Tiyatrosu'nun etkisinde antik Roma'da ve Helenizm Dönemi'nde amfitiyatrolar gelişme göstermiştir. Bu anlamda Açıkhava Tiyatrosu'na propaganda amaçlı törensi tiyatro etkinliklerinin ortamı olarak Nazi dönemi Almanya'sında rastlanır. Günümüzde ise Açıkhava Tiyatroları daha çok yaz tiyatro etkinlikleri için kullanılmaktadır. Açıkhava Tiyatrosu her iki anlamıyla hangi çağda olursa olsun geniş izleyici kitlesi ile tiyatro eylemi arasında etkin bir bağ kurması toplumsal işlevsel bir özellik taşıması; öte yandan geniş bir görüş açısı sağlaması ve yüksek yankı düzeni olanaklarıyla donatılmış olmasıyla önem taşır.
Agon: 1- Antik tiyatroda tragedya ozanları oyuncular ve dithyrambos koroları arasında yapılan yarışmalar; 2- Eski Komedya'da daha çok Aristophanes komedyalarında yer alan ve oyun kahramanlarının tasarılarını tartışma konusu yapan yapısal öğe; 3- Yunan tragedyasında savsöz ve karşı savsözün öneri ve karşı önerinin yanıt ve karşı yanıtın atışma biçimi içinde yer aldığı söz kapışma sahnesi.
Agora: Antik Yunan kent-devletinin (polis) dini ticari siyasi hukuki yönetimsel ve kültürel merkezi.

Alan Tiyatrosu: Açık yada kapalı oyunun oynandığı tiyatro biçimi. Antik Roma tiyatroları amfitiyatrolar Alan Tiyatrosu'nu ilk örnekleridir. Alan Tiyatrosu sahne ile izleyicinin içiçe kaynaştırılması kaygısından doğmuştur; geniş bir görüş açısı taşıması ve sahneleme olanaklarını çoğullaştırması bakımından önem taşır.

Alegori: 1- Belli bir kavram düşünce ya da ahlâk kategorisinin kişileştirme yoluyla canlandırılması; 2- Bir konuyu onunla benzerlik taşıyan başka bir konunun geliştirilmesi yoluyla verme.

Amatör Tiyatro: Genel anlamda profesyonel tiyatronun karşıtı gönüllü tiyatro; parasal kazanca ve meslekten sanatçı kişilerin etkinliklerine bağlı olmayan tiyatro. Bu anlamda Amatör Tiyatro tiyatronun kökenlerine kadar uzanır; antik tragedya ve komedya etkinlikleri ortaçağ dinsel tiyatrosu 18. yüzyıl saray tiyatrosu Amatör Tiyatro kapsamına girer. Dar anlamda Amatör Tiyatro 18. yüzyıldan sonra küçük kentlerde tiyatro derneklerinin etkinlikleri olarak boy atan belli bir siyasal sanatsal erek ve eleştirel yönelim gütmeyen tiyatro heveslilerince sanattan tat almak için gerçekleştirilen etkinliklerdir. Kırsal tiyatro köylü tiyatrosu sözlü tiyatro da Amatör Tiyatro kapsamına girer. Amatör Tiyatro 19. yüzyıldan sonra daha çok kültür politikası etkinlikleri bağlamında işçi tiyatroları olarak kendi tiyatro kültürünü yaratmıştır. Bu anlamda sokak tiyatroları eylem tiyatrosu işçi-köylü tiyatrosu siyasal Amatör Tiyatro'nun örnekleridir. Öte yandan okul tiyatroları üniversite tiyatrosu çocuk tiyatrosu gençlik tiyatrosu günümüzde en yaygın Amatör Tiyatro biçimidir. Semt tiyatroları yerel yönetim tiyatroları sendika tiyatroları kurum tiyatroları cemaat tiyatroları da Amatör Tiyatro kapsamı içinde yer alır. Bu tür Amatör Tiyatro etkinlikleri gerek siyasal sanatsal ve kültürel yönelimleri gerekse uygulamalarıyla profesyonel tiyatrolar karşısında güçlü seçenek oluşturdukları kadar tiyatro sanatının yaygınlaşması bakımından da önem taşırlar.

Amfitiyatro: Tam çember ya da yumurta biçiminde bir sahne düzlüğünün çevresinde oturma yerlerinin basamaklar halinde yükseldiği bir açıkhava tiyatro yapısı; antik Yunan ve Roma tiyatro yapısı biçimi. İlk başta dramatik gösterileri değil gladyatör döğüşlerini vahşi hayvan gösterilerini izlemek için yapılmış olan Amfitiyatrolar'ın ilki Julius Ceasar'ın İ.Ö. 46 yılında yaptırdığı en ünlüsü de Roma'daki Colosseum'dur. Amfitiyatro sözüdaha sonra yarı çember bir oyun yerinin çevresinde oturma yerlerinin bir yamaca yaslanarak gittikçe yükseldiği antik Yunan açıkhava tiyatroları için de kullanılmaya başlanmıştır. Amfitiyatro oyuncunun daha çok da koro şarkıcısının kalabalığın ortasından izleyiciye doğrudan seslenmesi biçiminde tiyatronun kendi kökeninden gelişmiştir. Tiyatronun bu törensi kökenlerinden antik Yunan'da Amfitiyatro antik oyuncuların canlandırıldığı yer olmuştur. Amfitiyatro yapıları bir izleyici yeri (theatron) koronun şarkı söylediği çember biçimli bir orta olan (orkhestra) ile oyuncu yerini (skene) kapsıyordu. Amfitiyatrolar sahne ile oyuncu yerinin bütünleştiği tiyatro yapıları olarak perspektifli Barok çerçeve sahneli tiyatro yapılarının karşısında yer alırlar. Amfitiyatro oyuncu ile izleyiciyi tek bir yerde birleştirir. Bu anlamda Amfitiyatro izleyicilerin toplumsal katman olarak birbirinden ayrılmadığını geniş kitleler için tiyatro yapısı biçimini oluşturur. Amfitiyatro bu yapısal özellikleriyle çağdaş tiyatro yapılarına örneklik etmiştir.

Altın Çağ: Doruğunu Aydınlanma Çağı'nda bulan 17.yy ortalarından 18.yy'a dek gelişen bir süreç içinde yetişmiş olan büyük oyun yazarları ve yapıtları için kullanılan deyim. İngiltere'de Shakespeare Marlowe Ben Jonson; Fransa'da Corneille Racine Moliere; İspanya'da Lope de Vega Calderon ve Tirso de Molina 'Altın Çağ' sürecindeki yazarlardır.

Anarşi Tiyatrosu: Fransa'da Komün'ün 1881'de dağılması sonrasında Birinci Dünya Savaşı'na kadarki ekonomik bunalım döneminde siyasal baştanımazlıkla (anarşizmle) ilgili tiyatro etkinlikleri. Kentsoylu topluma karşı duran ve işçi sınıfının devrim kavgasını savunan bu tür tiyatronun başlıca yazarları arasında Octave Mirbeau ve Darien gibi militan yazarlar ve Lousie Michel ve Jean Grave gibi yazar militanlar vardır. Bunlar daha çok propaganda ile uğraşmışlardır. Bu tiyatronun oyuncuları amatörlerden ve militanlardan oluşuyordu.

Angura: 1960'ların sonlarında öğrenci hareketleri döneminde ortaya çıkmış küçük tiyatro toplulukları.

Anonim Oyun: Kimin yazdığı belli olmayan oyunlar. Örneğin birçok Commedia dell'Arte senaryosu ortaçdaki dinsel oyunların bir bölümü ve bizde Pabuççu Ahmet'in Maceraları anonim oyunlar arasındadırlar.

Anlamsızlık Tiyatrosu: İnsanın doğaya ve yaşama olan giderek artan uyumsuzluğunu doğadan kopmuşluğunu ve yabancılaşmasını bir insanlık durumuymuş gibi kabul eden bunun için de alışagelinmiş mantıksal gelişimi bozarak öznelci idealizmin bir sonucu olarak değer tanımazlığa eğilimli İkinci Dünya Savaşı sonrasında özellikle Fransa'da yaygınlaşan tiyatro anlayışı.

Anonim Oyun: Kimin yazdığı belli olmayan oyunlar. Örneğin birçok Commedia dell'Arte senaryosu ortaçdaki dinsel oyunların bir bölümü ve bizde Pabuççu Ahmet'in Maceraları anonim oyunlar arasındadırlar.

Anonim Oyun: Kimin yazdığı belli olmayan oyunlar. Örneğin birçok Commedia dell'Arte senaryosu ortaçdaki dinsel oyunların bir bölümü ve bizde Pabuççu Ahmet'in Maceraları anonim oyunlar arasındadırlar.

Antik Komedya: İÖ 486 yılında başlayan ve aşağı yukarı İÖ 200 yılına kadar süren bir dönem içindeki Yunan ve Latin komedyaları için kullanılan terim. Yunan komedyasının üç evresi vardır:Eski komedya (Aristofanes) orta komedya (Antifanes Aleksis) ve yeni komedya (Menandros). Latin komedyasının iki ustası Plautus ile ile Terentius'tur.

Antik Tiyatro: Eski Yunan ve Latin tiyatroları için kullanılan terim. İ.Ö. 5. yüzyılda olgunluk çağına ulaşan antik Yunan tiyatrosu antik Yunan tragedyası (Aiskhylos Sophokles Euripedes) ve antik Yunan komedyası yanı sıra Aristoteles ile gösterilir. Antik Roma tiyatrosu ise başlıcalıkla antik Roma komedyası (Plautus Terentius) ile tanınır. Batı tiyatrosunun temelini oluşturan Antik Tiyatro aynı zamanda Batı drama sanatı ile drama kuramının da temelini oluşturur; gerek drama gerek tiyatro olarak Antik Tiyatro tüm tiyatro tarihinin ve tiyatro deneyiminin beşiğidir. Günümüze kadar etkilerini sürdürmüş ve sürdürmekte olan Antik Tiyatro başlıcalıkla şu özgün özellikleriyle gösterilmektedir: 1- Dinsel törensi kökenleri dolayısıyla şenlik tiyatrosu; 2- Siyasal hak ve din-ahlâksal yükümlülük olarak yaklaşım tüm kent halkının izlemeye katılması dolayısıyla kitle tiyatrosu; 3- Gerek doğal-toplumsal koşulları gerek mimari yapısı dolayısıyla açıkhava tiyatrosu; 4- Drama ve tiyatro gelenekleri dolayısıyla; göreneksel tiyatro. Antik Tiyatro tüm bu bütünleşik özellikleriyle tiyatro tarihinin aynı zamanda en önemli tiyatro dönemidir.

Ara Oyun: Bir oyun arasında yer alan kısa bölümlü gösteri. Antik koro İspanyol entremese İngiliz interlude Fransız fars halk şarkısı ve kaba oyun gibi sanatsal canlandırma biçimlerinden gelişmiş olan Ara Oyun dans pantomim akrobasi koro şarkı okuma bale burlesk vb. gibi öğeleri içerir. İngiltere'de 15. ve 16. yüzyıllarda uzun bir oyunun arasında oynan kısa oyunlar İtalya'da 15. ve 16. yüzyıllarda halk pastoral oyunları ile ciddi ya da müzikli oyunlar arasında yer alan hafif ve güldürülü kısa gösteriler İspanya'da 16. ve 17. yüzyıllarda dinsel yortularda oynanan ve genellikle bir dansla biten kısa güldürülü oyunlar Ara Oyun kapsamına girer.

Antik Tragedya: İÖ 6.yüzyılda Yunanlı Thespis ile başlayan ve İS 1.yüzyılda Latin Seneca ile son bulan yedi yüzyıllık bir süreç içinde yazılmış tragedyalardan her biri. En büyükleri Aiskhülyos Sofokles ve Övripides'tir.

Antik Yunan Tiyatrosu: İÖ VI. yüzyıldan İÖ II. yüzyıla dek uzanan bir süreç içindeki eski Yunan tiyatrosu.

Artoyun: Uzun bir oyunun bitiminden sonra oynanan tek perdelik kısa oyun.
Auto Sacramentale:İspanya'daki ilk dinsel oyunlara verilen ad. Bu oyunlarla kutsal kitaptan öyküler ve ermişlerin yaşamları alegorik oyun kişileriyle sahneye getirilmiştir. Rönesans'ta Lope de Vega ve Tirso di Molina gibi ünlü İspanyol yazarları birçok auto yazmışlardır.
Bahçe Tiyatrosu: 17- 18. yüzyılların bir saray tiyatrosu biçimi; saray şenliklerinde bahçeye kurulan Barok kulisli tiyatrolar ya da bahçedeki ek tiyatro yapıları. Kral balelerinin bale komedyaların ve operaların oynandığı Bahçe Tiyatroları; başlıcalıkla L.Burnacini Galli-Bibiena Ailesi gibi tiyatro tasarımcılarınca gerçekleştirilmiştir. Havuz tiyatrosu Bahçe Tiyatrosu'nun özel bir biçimi olarak yapay ışık altında değişen sahnelerle ve su oyunları eşliğinde tiyatro gösterilerini kapsar. Bahçe Tiyatrosu'nun başlıca örnekleri; Viyana Schönbrunn İmparatorluk Bahçe Tiyatrosu (1673) Bayreuth Roma Tiyatrosu (1743) Foitainbleau (1661) Versailles (1664).

Barok Tiyatro: Aşağı yukarı 1590 ile 1750 yılları arasındaki süreçte egemen olan bir sanat ve kültür anlayışı. En önemli anlatımını mimarlık müzik alanında bulmuştur.Ancak resim heykel ve tiyatroyu da etkilemiştir. 16. yüzyılın sonu ile 17. yüzyılın sonu arasında Barok kültürün bir parçası olarak yer alan ve ülkelere göre değişik özellikler gösteren tiyatro. Rönesans tiyatrosundan Aydınlanma tiyatrosuna kadar uzanan klasik Fransız tiyatrosu ile Altın Çağ İspanyol tiyatrosu yanı sıra Elisabeth tiyatrosu ile Jakobyen tiyatroyu içine alan Barok Tiyatro başlıcalıkla Hıristiyan öğretisi ile mutlakçılığın izinde dinsel-ahlâkçı öğretisi ile "siyaset okulu" özelliğiyle saray tiyatrosunun bir yansıması olmuştur. Barok dinsel dünya düşüncesi bağlamında Barok Tiyatro "dünya tiyatro" görünüş-varlık metafiziğine dayanır; dünya kendi imgesidir. Bu bağlamda tiyatro Barok düşüncesinin temel çizgilerini; varlık-görünüş gerçek-maske rol-kişi sonsuzluk-an kalıcılık-geçicilik diyalektiğini içerir. Barok "dünya tiyatrosu" tüm ayrımlarına karşın tiyatro biçimlerinin bütünselliğini kurmaya çalışır. Oyun türleri ve alt türleri İspanyol auto sacramental'lerin gizem oyunları ile acıklı oyunlarından güldürülü oyunlar ile comedia'lara tragikomedya ile çobanıl oyunlara saray tiyatrosu şenlik ve balelerinden halk güldürü tiyatrosu oyunlarına bu arada kendi içlerinde Cizvit tiyatrosunun şehitlik oyunlarından maskeli saray oyunlarına tarihsel oyunlar ile çeşitli halk güldürülerine kadar ayrışır. Barok Tiyatro antik tiyatronun ortaçağ tiyatrosunun ve Rönesans tiyatronun çeşitli tiyatro biçimlerini kendi gününün ideolojisi içinde yeniden yoğurmuştur. Barok Tiyatro'nun çokbiçimliliği buradan kaynaklanır. Öte yandan Barok Tiyatro antik ve Rönesans drama kur******* yola çıkarak türler hiyerarşisini getirmiş; tragedya komedya ve ara tür olarak tragikomedya üçlüsünü kurmuş; mimesis ve katharsis kavramlarını dini-ahlâkî öğretisini işleyen oyunlar trajik avunma ya da komik olanın üstün gelmesiyle sona ulaşır. Oyun yapısı antik dramanın izinde prolog -serim-doruk- peripetie- katastrophe ve anagnorisis uğraklarını olduğu kadar öğretici-ahlâkçı işleviyle koroyu içerir. Barok Tiyatro'da Barok öğreti ve temel eğilimler ile anlatım araçları arasında tam bir uyuma rastlanır. Barok Tiyatro yapısı ile sahne düzeni sahne tasarımı ile oyun alanı Barok dünyagörüşünü canlandırdığı kadar bu doğrultuda yenilikler tiyatrosu özelliğini de taşır. Barok Tiyatro sahnesinde görünüş-varlık metafiziğinin "dünya tiyatrosu" imgesinin yaratılmak istenmesi sahne aygıtlarının kullanımını sahne tekniğinde yenilikleri kulis değişimlerini ve mekân perspektifini öne çıkarmıştır. Tiyatro sahnesi Rönesans tiyatrosundaki gibi insanlararası çatışmaların yer aldığı yer ve nesnel alan olmaktan çıkmış; yukardaki Tanrı ile aşağıdaki Şeytan ve arasında kalmış insanın evrenini verecek biçimde dikey ve oylumlu sahne haline gelmiştir. Sahne ve kulis tasarımı sahne görüntüsü ve imgesi sahne etmenleri tüm bunlar dünyanın gelip geçiciliğini dünyanın "yalan dünya" olduğunu vermeye yönelik göz yanıltmacılığa ve perspektif oyunlarına dayanıyordu. Sahne makineleri alegorik anlatıma insanı aşan güçlerin canlandırılmasına varlık ile görünüş arasındaki sınırı kaldıracak perspektif tekniğinin öne çıkmasına yardım ediyordu. Tüm sahne sistemi "tiyatro içinde tiyatro" "oyun içinde oyun" ilkesini gerçekleştirmek içindi. Giysi değişimleri maskeler vb. bu yanılsama ilkenin uygulanmasına hizmet ediyordu. Barok Tiyatro'da oyunlar bu biçim çeşitliliğine karşılık verecek yönde prens sarayları manastırlar Pazar yerleri gibi çok çeşitli oyun yerlerinde oynanıyordu. Evrensellik-ulusallık burjuva kültürü-saray kültürü Hırıstiyan içerik-antik biçim dünyasallık-öbür dünya düşüncesi ikililiğine dayanan ve uluslarüstü mutlakçı yönetimlerin tiyatrosu olan Barok Tiyatro dramaturjik ve teknik açıdan etkisini uzun yıllar sürdürmüştür.

Bauhaus Tiyatrosu: 20. yüzyılın başlarında tiyatro mimarisi ve sahne tasarımı alanında yenilikçi öncü denemelerde bulunmuş daha çok dışavurumcu akıma bağlı bir Orta Avrupalı sanatçılar topluluğu ve etkinlikleri. 1921'de Bauhaus'ta kurulan atölyede Lothar Schreyer yönetiminde Bauhaus sanatçıları ilk yıllarda dışavurumculuğun izinde yürümüşler; daha sonra Oskar Schlemmer'in atölye yönetiminin başına geçmesiyle dışavurumculuktan bağımsızlaşarak tümel bir görsel sanatlar anlayışını kurmaya yönelmişlerdir. Sahnenin kendisini bir anlatım aracı haline getirecek ve yeni anlatım biçimlerine olanak sağlayacak bir mimarlık tekniğini tiyatroda gerçekleştirme amacını gütmüşler; sahneyi "ses ışık uzay biçim ve devinimin etkin yoğunlaşması" olarak almışlardır. Tüm göreneksel natüralist öykünmeci sanat tekniklerinden uzaklaşan Bauhaus sanatçıları izleyiciyle bütünleşmeyi sağlamak amacıyla izleyici yerini yeniden ele alarak çerçeve sahnenin yerine alan sahne ile çember sahneyi getirmişler W. Gropius tümel tiyatro yapısına elverişli üç ayrı sahne türünü içinde barındıran bir yapı tarzını gerçekleştirmiş; sahnenin törensi kökenlerini yakalamak istemiştir. Tiyatro yapısı ile sahne oylumu arasındaki ilişkiyi geometrik ile matematik ve mekaniğin kurallarını sahne ile oyuncu üzerinde uygulamaya çalışan O. Schlemmer kübik sahne uzayı içinde uzay-beden diyalektiğini yakalamaya biçim-renk-uzay üçlüsünü oluşturmaya geometrideki küre küp ve koniyi sahnenin yükseklik derinlik ve genişlik boyutlarıyla karşılamaya çalışmıştır. Böylece oyuncu sahnede "devingen uzaysal plastik" anlatımın öğesi olarak algılamıştır. Bauhaus Tiyatrosu bağlamında yenilikçi sahne mimarlığı sahne tasarımı ve tekniği ile oyunculuk çalışmalarını yürüten öbür Bauhaus sanatçıları arasında mekanik Bauhaus sahnesi tasarımıyla H. Loew "küresel tiyatro" yapısı tasarımıyla A. Weininger ve F. Molnar tümsel tiyatro anlayışıyla L. Moholy-Nagy mekanik bale görüşüyle K. Schmidt F. Bogler ve G. Tellscher sayılabilir.

Belgesel Oyun: Yaşanmış belli bir olayı olayla ilgili belgelerden yola çıkarak bu belgelerin oyunlaştırılması biçiminde sergileyen oyun. Belgesel oyunlar genellikle konusu önemli bir tarihsel ya da siyasal olaya dayandırıp araştırma ve soruşturma sürecini bir yöntem gibi kullanarak bu olayların ardında yatan gerçekleri ortaya çıkarmaya eleştirmeye yorumlamaya siyasal bir kanı uyandırmaya kamuoyu vicdanını ve adaletini yansıtacak bir forum haline gelmeye çalışır. Belgesel Oyunlar'da belgesellik durumlara ve metne dayandırılabileceği gibi diyalog ve eyleme de dayandırılır. Belgesel Oyunlar'da belgesellik röportaj film slayt fotoğraf ses bandı gibi açık biçim ve denemeci tiyatroya yatkın araçlarla da sağlanabilir. Belgesel Oyunlar ilk kez devrimci tiyatro uygulamaları ile politika tiyatrosu içinde yer almıştır. Belgesel Oyun yazarları dünyadaki tarihsel-siyasal süreçlerin yansız "nesnel" gözlemcileri değildirler; "bu dünyada ezilmişlerin ve mahkûm edilmişlerin" yanında yer alırlar. Gerici kamuoyuna karşı bir tepki olarak önem kazanan; bir "olay"ı sergilediği kadar gerçeklerden de yana çıkan izleyici ve kamuoyunu gerçeklerle yüzyüze getirerek bilinçlendirmeye çalışan Belgesel Oyunlar için şunlar örnek gösterilebilir: Oppenpeimer Olayı Saccho ile Vanzetti.

Belgesel Oyun: Yaşanmış belli bir olayı olayla ilgili belgelerden yola çıkarak bu belgelerin oyunlaştırılması biçiminde sergileyen oyun. Belgesel oyunlar genellikle konusu önemli bir tarihsel ya da siyasal olaya dayandırıp araştırma ve soruşturma sürecini bir yöntem gibi kullanarak bu olayların ardında yatan gerçekleri ortaya çıkarmaya eleştirmeye yorumlamaya siyasal bir kanı uyandırmaya kamuoyu vicdanını ve adaletini yansıtacak bir forum haline gelmeye çalışır. Belgesel Oyunlar'da belgesellik durumlara ve metne dayandırılabileceği gibi diyalog ve eyleme de dayandırılır. Belgesel Oyunlar'da belgesellik röportaj film slayt fotoğraf ses bandı gibi açık biçim ve denemeci tiyatroya yatkın araçlarla da sağlanabilir. Belgesel Oyunlar ilk kez devrimci tiyatro uygulamaları ile politika tiyatrosu içinde yer almıştır. Belgesel Oyun yazarları dünyadaki tarihsel-siyasal süreçlerin yansız "nesnel" gözlemcileri değildirler; "bu dünyada ezilmişlerin ve mahkûm edilmişlerin" yanında yer alırlar. Gerici kamuoyuna karşı bir tepki olarak önem kazanan; bir "olay"ı sergilediği kadar gerçeklerden de yana çıkan izleyici ve kamuoyunu gerçeklerle yüzyüze getirerek bilinçlendirmeye çalışan Belgesel Oyunlar için şunlar örnek gösterilebilir: Oppenpeimer Olayı Saccho ile Vanzetti.

Biçimci Tiyatro: İçeriğe karşıt biçimin özerkliğini tanıyan içeriği biçime indirgeyen genel bir tiyatro anlayışı. Biçimci Tiyatro somut görünüşleri içinde insan insan ilişkileri ve toplumsal yaşam olmak üzere kendine özgü bütün çeşitliliğiyle nesnel gerçekliğin anlatımı olan konu ve düşünce gibi temel öğeleri kendinde barındıran içeriği dışlayarak biçimin özerkliğini ve önceliğini vurgular; mutlaklaştırılmış bir biçim ve edecek bir sahneleme sahne ve oyun düzenine yönelir. Biçimci Tiyatro genelinde gerçekçi tiyatro kavramının tam karşısında yer alır; çünkü gerçekçi tiyatronun tam ve kesin bir biçimi yoktur. Biçimci Tiyatro içeriği biçime indirgeyişi biçimle özdeşleştirişi sıfırlayışıyla ayrılır; biçim için kendini var eder. Biçimci Tiyatro kavramı özel anlamda biçimsel sahne düzeni biçemsel tiyatro için de kullanılabilir.

Biçemsel Tiyatro: 20. yüzyılın başlarında natüralizme karşı simgeci sanat akımı çevresinde yer almış sahne düzeni ve tiyatro anlayışı. Biçemsel Tiyatro'nun temsilcileri arasında tiyatro reformu hareketini başlatan G. Fuchs P. Behrens (Almanya) Theatre de I'Art'ın temsilcileri P. Fort Lugne-Poe (Fransa) yine tiyatro reformunu başlatan düşünceleriyle G. Craig (İngiltere) ve Meyerhold (Rusya) sayılabilir. Simgeci tiyatronun (Maeterlinck Block vb.) oyunlarını uygulayan Biçemsel Tiyatro'da Bonnard Vuillard Munch ve Toulouse-Lautrec gibi sanatçılar Fort ve Lugne- Poe'yle; Yegorov ve Golovin gibi sanatçılar da Meyerhold'la çalışmışlardır. Sözün önemli olduğu Biçemsel Tiyatro'da yumuşak renkli perdeler biçimselleştirilmiş dekor simgesel donatımlıklar; gölge ışık ve renk oyunları çeşitli sanatsal etmenler sahne düzeninin temel öğeleriydi. Tiyatroda görsel yenileşmeye tiyatronun plastik değerlerle zenginleşmesine katkıda bulunmuş olan Biçemsel Tiyatro kavramı simgeci tiyatro için de kullanılabilir.

Bireşimci Tiyatro: Tiyatro sanatları öğelerinin bütünsel sanat yapıtı içinde bireşimini öngören tiyatro plastiği ve tekniği anlayışı. 1900'lerde tiyatro reformu bağlamında A. Appia ile G. Craig tarafından natüralist tiyatrodan kopma amacıyla başlatılan Bireşimci Tiyatro kavram olarak ilk kez W. Kandinsky tarafından 1923'te kullanılmıştır. 1912'de Der Blaue Reiter'de Über Bühnenkomposition (Sahne Bileşimi Üstüne) başlıklı program yazısıyla birlikte çıkan Der gelbe Klang (1912 Sarı Tını) adlı senaryosunda Kandisky devinim biçim müzik ve tını öğelerinin bir birliğini istemiş; Über die abstrakte Bühnensynthese (Soyut Sahne Bireşimi Üstüne) adlı bildirgesinde söz konusu tiyatro öğelerini şiir öğesiyle bütünleştirerek sözün anlam dışı katışıksız tınısal söz özelliğini savunmuştur. Yapısal bir eklektisizm olarak Bireşimci Tiyatro'ya göre tiyatro bütün sanat dallarından yararlanılarak yaratılan uyumlu ve disiplinli bir bütündür. Oyunun temeli olarak söz ve koşuk oyunculuğun temeli olarak devinim dansın temeli olarak ritm ışıklamanın temeli olarak boyutlandırma plastik sanatların temeli olarak da çizgi ve renk Bireşimci Tiyatro'nun ana öğeleridir; sahne koyucu da bu tiyatronun bireşimcisidir. Bireşimci Tiyatro'nun tümel tiyatro ve bütünsel sanat yapıtı anlayışları bağlamında yönetmen tiyatrosu anlayışı üstünde etkili olmuştur.

Biyomekanik Yöntem: Meyerhold'un Pavluv'un koşullu tepke kuramı ile Taylorculuğun etkisi altında ortaya attığı mekanikliğe ve ekonomikliğe dayalı oyunculuk yöntemi. Çalışma tekniklerini oyunculuk teknikleriyle bağdaştırma ve "proleter oyunculuk" yöntemini kurma amacından doğan Biyomekanik Yöntem oyuncunun işçinin çalışma düzenine koşut bir devinim içinde olmasını burjuva oyunculukta rastlanan "fazla" hareketlerden arınmasını "çalışma davranışı"nın (toplumsal jestin) yakalanmasını düşüncenin uyarımla yorumlandıktan sonra gövdeye uygulanmasını iç tonlamanın bu yolla ortaya çıkarılmasını istiyordu. "Anlatımda ekonomiklik" "devinimlerde kesinlik" gerekiyordu; çünkü "oyuncunun devinimi uzayda plastik biçimlerin devinimi olduğundan oyuncu kendi gövdesinin mekaniğini bilmesi gerekiyor"du. Böylece sanat bilimsel temellere oturmalı oyuncunun devinimleri bilinçli bir süreci oluşturmalıydı. "Her psişik durum belli fizyolojik süreçlerle uyarıldığından oyuncu kendi doğru fiziksel durumunu kendisini bulgulamalıydı"; böylece denetimlenmiş fiziksel durum "duyguları doğuracaktı". Oyunculukta iç tekniği geriye iterek dış tekniği öne çıkaran bu oyunculuk yöntemi konstrüktivist oyunculuğa ve sahne düzenine karşılık veriyordu.

Bulvar Tiyatrosu: Kökence 19. yüzyılın ilk yarısında Paris'te Baron Georges Hausmann tarafından kentin yenileştirilmesi hareketi içinde açılan Grands Boulevard'daki tiyatro etkinliklerine verilen ad. Belle Epeque döneminde (1860- 1914) ünlenen Bulvar Tiyatrosu günümüzde eğlendiri tiyatrosu ve ticari tiyatro ile eşanlamlı kullanılmaktadır. Salt eğlendirmeye yönelik burlesk ve vodvil karışımı güldürüler oynayan belli bir yıldız oyuncu çevresinde toplanmış hafif tiyatrolar niteliğini taşıyan Bulvar Tiyatrosu'nda genellikle üçlü aşk ilişkileri boşanmalar kuşak çatışmaları ikili ahlâk ticaret aracı olarak siyaset meslek kaygısı konu olarak alınır; melodram ve cinayet oyunları oynanır. Bohem bir kılıfa sarılmış burjuva ortam ve kişiler arasında geçen Bulvar Tiyatrosu oyunları insan olarak kendi güçsüz yanlarına gülmeyi kabul eden ancak temel toplumsal gerçeklere dokunmaya yanaşmayan yüzeyde beğeniye seslenen oyunlar olmuştur. Bulvar Tiyatrosu'nun başlıca adamları Labiche ve Feydeau daha sonra da N. Coward'dır.

Burjuva Oyunu: 18. yüzyıl Aydınlanma tiyatrosunun başlıca oyun türü; ciddi oyun. Aristokrasiyle boy ölçüşen burjuvazinin yaşam felsefesini dile getiren Burjuva Oyunu insanın doğaçtan iyi olduğunu ancak toplumsal koşullar yüzünden kötüleştiğini göstermeye ve bundan ahlâk çıkarmaya çalışır. Burjuva evrensellik iyimserlik hoşgörü ve hümanizm anlayışının temellik ettiği Burjuva Oyunu kavram olarak Diderot tarafından "gözyaşlı komedya"dan geliştirilmiş ve ana kuralları yine Diderot tarafından ortaya konmuştur. Burada önemli olan oyun kişilerinin karakter değil toplumsal koşulları ile orta sınıf kişiler arasındaki ilişkilerdi; üç birlik kuralı geçerli sayılmakla birlikte bütün bütüne ona bağlı kalma zorunluluğu yoktu; yüksek tragedya ve komedya yumuşatılarak burjuva hayata indirilecek ciddi duygusal evcil oyunlar haline gelecekti; oyun kişileri toplumsal bir tip olarak alınacak; duygu ve tutkular toplumsal sınıf ayrımı gözetilmeksizin evrensel bir düzlemde sunulacaktı; konu önemli eylem yalın gündelik yaşama yakın olacaktı.

Bireşim Tiyotrusu: Tüm sanatların bir uyum içinde kaynaştırıldığı ve bundan bireşimsel bir bütün ortaya çıkarıldığı tiyatro (bkz.Tümcül Tiyatro).

________________________________________________________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MaSuMeLeK
SüperModeratör
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 331
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 11/02/09
Cinsiyet Cinsiyet : Kadın
Yaş Yaş : 24
Nerden Nerden : antalya
İş/Hobiler İş/Hobiler : ögrenci
Başarı Puanı Başarı Puanı : 3
ruh haliniz ruh haliniz :
takımın takımın :
oyuncum oyuncum :

MesajKonu: Geri: Tiyatro Terimleri   Çarş. Ocak 13, 2010 3:19 pm

Cep Tiyatrosu: 20. yüzyıl döneminde Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde mimari drama ve oyunculuk yönünden yeni bir tiyatro biçimi olarak yer almış tiyatro. Antoine'ın Theatre Libre Lugne-Poe'nin Theatre de I'Oeuvre tiyatrolarının öncülük ettiği Cep Tiyatrosu Almanya'da Reinhardt'ın oda oyunları biçiminde görülmüş; 1907'de Stockholm'de ise Strindberg'in oda tiyatrosu anlayışına bağlaşık olarak yer almıştır. Strindberg'e göre küçük tiyatro sahne ile izleyici arasında doğrudan bir bağlantı kurulmasına olanak sağlıyor büyük sahne kurma kaygısını ortadan kaldırıyordu; küçük oyun biçiminde (oda oyunu) dış eylem gereksizleşiyor natüralist sahne düzeninden kurtularak simgesel yalın sahne düzenine geçilebiliyordu; oyuncular büyük oynama yerine yalın küçük iç eylemi anıştırmalarla verecek bir oyunculuk biçemini geliştirebiliyorlardı. Tiyatronun toplumsal işlevine karşıt seçkici estetikçilikle eleştirilen Cep Tiyatrosu küçük sanat tiyatroları oda tiyatroları olarak günümüzde de geçerliliğini ve özelliğini korumaktadır.

Cezvit Tiyatrosu: XVII.yüzyıl ortasından XVIII. yüzyıla değin süregelen dinsel öğreti tiyatrosu. Barok tiyatro biçemini benimsemiştir. Luther'in din reformuna karşı gerçekleştirilmiş olan ve yalnızca katoliklere özgü gerici bir tiyatro anlayışıdır.

Comedia (İsp.):İspanyolcada tam uzunlukta 'oyun' anlamında kullanılmıştır. XVII. yüzyıl İspanyol tiyatrosunun altın çağına ilişkin olan Comedia kavramı. Bunun alttürleri vardı. Bunlardan biri Lope de Vega'nın buluşu olan ve çeşitli serüvenleri içeren comedia de capa y espada'dır. (Pelerin ve Kılıç Oyunu).

Commedia Dell'Arte: 16. yüzyıl İtalyan halk tuluat tiyatrosu. Ortaya çıkış tarihi kesinlik kazanmamış olmakla birlikte 16. yüzyıl ortalarında Venedik ve Lombadiya'da yergili gülünç tek kişilik gösterilerden kökenlendiği Atellan farsı ile mimus özellikleri taşıdığı ortaçağ jonglörleri ile soytarılarının bir uzantısı olduğu belirtilen Commedia dell'arte'nin ilk oluşum evresi Ruzzante ve Calmo gibi oyuncuların belli bir zanni tip içinde Güney İtalya'daki karnaval günlerinde oynadıkları farslardır. Daha sonra bütün kent tiplerini içerecek biçimde gelişme gösteren Commedia dell'arte çokoyunculu halk tuluat tiyatrosu toplulukları biçimini almıştır. Doğaçlama komedyaları olan Commedia dell'arte içinde belli düğüm ve uğrak noktalarının yer aldığı gevşek kurgulu öykü ve eylem örgüsü çevresinde meslekten oyuncularca bütün bütüne doğal etmenlere dayalı anlatım araçlarıyla doğaçlama olarak geliştirilip çeşitlendiriliyordu. Burada önemli olan tema ile oyun kişileriydi. Bu önemli maskeli oynayan oyun kişileri her iki aşığın uşakları olan zanni'ler; başlıcalıklada Bergamo'nun bir kasabasından gelip Venedik'te hizmetkâr olarak çalışan üstünde baklava desenli bir giysi başında tavşan ya da tilki tüyü takılı geniş kenarlı bir başlık yüzünde siyah deriden yarım bir maske ve elinde tahta bir pastav bulunan Ariecchino'ydu. Öbür zanni'ler köylü Truffaldino kurnaz ve fettan Brighella ve Pulcinella'ydı. Aşıklar ezgiciler ve dansçılar gibi önemsiz sayılan kişiler dışında öbür önemli kişiler şunlardı: (Atellan farsındaki pappus ve dosennus'un bir uzantısı olan) yaşlılar; aldatılan koca ya da baba zengin Venedikli tüccar Pantolene; şarlatan okumuş Bolognalı hukukçu hekim ya da filozof Dottore; hep bir İspanyol olan palavracı asker (miles gloriosus) Capitano ile Scramuccia ; Arlecchino'nun eşi açıkgöz hizmetçi kadın Colombina; Toscanalı aşıklar Florindo ve Isabella. (Bu tipler Avrupa'daki hemen hemen bütün komik tiplerin belirleyicisi olmuştur: Almanya'da Hanswurt; Fransa'da Pierrot Arlequin Colombine Polichenella Scranouche; İngiltere'de Punch ile Judy; İspanya'da Gracioso). Commedia dell'arte değişik sanatsal ve edebi geleneklerin bir karışımı olmuştur. Antik Roma komedyası (Plautus) ile Rönesans edebi komedyası olan commedia erudita akrobasi ve soytarı (saltimbachi) sözsüz oyunu (mimus) Commedia dell'arte'de bir araya gelmiştir. Önemli olan konunun özgünlüğü değil bilinen bir olayın biçimsel olarak çeşitlendirilmesiydi; karşılıklı konuşmalar kadar ara sözsüz oyunlar da (lazzi) çok yetkin usta işi uyumlu ve zekice olmalıydı; eylem olaylar örgüsü ve dolantı yalın olmakla birlikte çeşitli olasılıklarla zenginleşmeliydi. Oyunlar açık havada halkın içinde ufak bir yükselti üstünde oynanıyordu. Commedia dell'arte repertuar tiyatrosu topluluklarının çekirdeğini gezginci meslekten oyuncu aileler oluşturuyordu; senaryolar ve lazzi'ler bu kişilerce düzenleniyordu. En önemli Commedia dell'arte toplulukları arasında şunlar sayılabilir: Accessi Confidenti Desiosi Fideli. Bu topluluklar İspanya Fransa İngiltere saraylarında temsiller vermişler özellikle Fransa'da uzun süreli kalarak comedie İtalienne adını almıştır. Rönesans'ta halkın yaratıcı gücünün halkın dilinin ve ince zekâsının toplumun yüksek ve alt kesim insanlarına bakışın tiyatrodaki anlatımı haline gelen Commedia dell'arte Avrupa'da comedie İtalienne yoluyla Moliere ile Viyana halk tiyatrosu üstünde doğrudan etkili olmuş; her ülkede oranın özgül kimliğine bürünmüştür. Ancak oyunculuk tekniğinin gittikçe incelmesine ve yetkinleşmesine karşın oyun dağarının sürekli yinelenmesi doğaçlama sanatının gitgide kurallık ve biçimsellik kazanması kökeninde kuralları yıkıcı ve yaratıcı olan Commedia dell'arte'nin sönükleşmesine yüzeyleşmesine yol açmıştır. 19. yüzyıldan sona eren Commedia dell'arte'yi Goldoni ve Gozzi yaşatmak istemişlerdir. Commedia del'arte'nin Altın Çağ İspanyol tiyatrosu ile klasik Fransız komedyası yer yer de Shakespeare ve Ben Jonson üstünde olduğu kadar; grotesk tiyatro ile çağdaş İtalyan tiyatro yönetmenleri özellikle de Strahler üstünde büyük etkisi olmuştur. İtalya dışında ise "yeniden tiyatrolaştırma" hareketi içinde Avusturya ve Almanya'da Reinhardt Rusya'da Meyerhold Tayrov ve Vaktangov Fransa'da Copeau Dullin ve Barrault Commedia dell'arte'den yararlanmışlardır.

Commedia Erudita (İt): Belli bir metinle oynayan İtalyan karakter ve dolantı komedyası. Roma komedyası örnek alınarak saraylarda oynanan komedya türü.

Corral Sahne: Altın Çağ İspanyol tiyatrosu sahne biçimi avlu sahne.

Curcuna: Geleneksel Türk tiyatrosunun bir sözsüz seyirlik oyun biçimi; dansla yapılan sözsüz oyunlara verilen ad. Dans ile güldürünün bir araya geldiği Curcuna kaba ve gülünç giyimli; çirkin tuhaf maskeli ve sivri külahlı Curcunabazlar tarafından oynanırdı. Curcuna'dan sonra kol oyunlarına geçilirdi. Curcuna ortaoyununun gelişmesine önayak olmuştur.

Çevresel Tiyatro: Oyuncu ve izleyicilerin oyun yeri ile çevreyi ortak paylaştıkları tiyatro. Bu anlamda gerçekçi geleneklere bağlı çerçeve sahneden önce tüm tiyatro biçimleri Çevresel Tiyatro kavramı içinde yer alır. Çevresel Tiyatro tiyatro yapıları içinde değil (sokak pazaryeri vb. gibi) insanların yaşadıkları çevrede ya da izleyici yerinin önünde gerçekleştirilir. ABD'de günümüzde Çevresel Tiyatro ya kendine özel "çevreler" yaratmakta ya da tiyatro yeri olarak doğal çevreyi kullanmaktadır. Çevresel Tiyatro'nun kuramcısı ve uygulayıcısı Richard Schechner Çevresel Tiyatro için şu ilkeleri geliştirmiştir. 1.Yaşam ile sanat arasındaki geleneksel ayrım kaldırılmalıdır; 2. Tüm mekân oyun yeri olarak izleyici için kullanılmalıdır; 3. Bütün bütüne değişime uğratılmış ya da önceden bulunmuş bir yerde oynanmalıdır; 4. Birkaç odak noktası olmalıdır; 5. Oyuncu temsilin öbür görsel-işitsel öğeleri kadar önem taşımalıdır; 6. Söz sahnelemede belirleyici etmen olmalıdır.

Çin Tiyatrosu: Büyük ölçüde simgelere başvurarak ezgi dans akrobasi ve sözsüz oyun sanatlarını birleştiren ve seyirciye Doğu tiyatrosuna özgü göstermeci nitelikleriyle yönelen tiyatro.Şiirli konuşmaları ve simgelerden oluşan bir dekoru vardır. Oyuncular rolü yaşayıp canlandırmazlar onu yansıtırlar. Seyirci rolün ne olduğu ile değil nasıl oynandığı ile ilgilenir. Sovyet yönetmen Meyerhold sonra da Epik tiyatro kuramcısı Brecht ünlü Çinli oyuncu Mei Lang Fan yoluyla Çin tiyatrosundan etkilenmişlerdir.

Çocuk Oyunu: Çocuklar için düşünülmüş eğlendirirken eğitmeyi hedefleyen oyun.

Çocuk Tiyatrosu: İlköğretim öncesinden erginlik yaşına değin çocuklar için yapılan tiyatro. Gelişmiş ülkelerde çocuk tiyatroları genellikle dört yaş öbeğinde ele alınır:Bunlar 5 ile 7 7ile9 9 ile 11 ve 11 ile 14 yaş öbekleridir. Çocuk tiyatroları çeşitlidir: 1-Çerçeve sahne içinde çocukların çocuklar için hazırladıkları gösteriler; 2- Çerçeve sahne içinde çocukların yetişkinler için oynadıkları oyunlar; 3- Yetişkin oyuncuların çocuklar için oynadığı oyunlar: a)Profesyonel oyuncuların büyük tiyatrolarda çok sayıda seyirci önünde oynadıkları büyük yapılmlar; b) Profesyonel oyuncuların küçük bir alan içinde çocukların arasında ve onlarla birlikte oynadıkları oyunlar; 4- Çocukların seyirci ortasında oynadıkları oyunlar; 5- Eğitmenlerin çocuklarla birlikte geliştirdikleri oyunlar; 6- Okullarda eğitim amaçlı çocuklarla hazırlanan oyunlar. Çocuk tiyatroları 19. yüzyılda Avrupa'da gelişme göstermiş; Ekim Devrimi'nden sonra Rusya'da geniş bir Çocuk Tiyatrosu hareketi başlamış ve bütün Doğu Avrupa ülkelerine örneklik etmiştir.

Dadacı Tiyatro: 1. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa'da (Dada merkezleri olarak Zürich Berlin ve Paris'te) dadacılık hareketi bağlamında yer alan tiyatro. Kalıplaşmış egemen toplumsal yaşam değerlerine görenekselleşmiş sığ burjuva sanat anlayışı ve düşünce tarzına karşı köktenci bir hareket olarak yer alan Dadacı Tiyatro özellikle Berlin'de güçlü siyasal-anarşist eğilim taşımış; Paris'te gerçeküstücü sanat ve tiyatroöncülük etmiştir. 1915'te New York'ta (M. Duchamp F. Picabia) 1916'da Zürich'te (Zürich-Dada: Cabaret Voltaire; H. Ball H. Arp M. Jonco T. Tzara) başlayan Dadacı Tiyatro etkinlikleri başlıcalıkla 1918'e kadar Zürich'te 1920'ye kadar Berlin'de (Berlin-Dada: R. Huelsenbeck R. Hausmann G. Grosz W. Mehring) 1923'e kadar da Paris'te (Paris-Dada: T. Tzara A. Breton) sürmüştür. Her türlü estetik kuralcılıktan ve mantıksal çözümlerden bağımsız olarak anlamsız olanı sanatın temeline koyan biçimi ve dili yakın; ilkel naiv dolayımsız biçim ve dil ile kendiliğindenliğe dayanan Dadacı Tiyatro'nun başlıcalıkla "dada geceleri"nde gerçekleştirilen gösterileri maskeli dansları groteski kukla kılıklı sahne giysilerini kolaj sahne düzenini kaba şiirli söylevleri ve gürültülü müziğini kapsar; doğrudan hareket edilen izleyiciyi sarsıntıya uğratmak ister. Dadacı Tiyatro oyunlarının örnekleri T. Tzara'nın ("göz" "kukla" "burun" "boyun" ve "kaş"ın oyun kişileri olarak yer aldığı Gasherz (1922 Gaz Yürek) Les Aventures celestes de M. Antipyrine (1920/21 M. Antipyrine'in Hayranlıkverici Serüvenleri) Ribemont- Dessaignes'in L' Empereur de Chine (1920 Çin İmparatoru) A. Breton ve P. Soupault'un C'il vous plait (1920 Lütfen) adlı oyunları ile F. Picabia ile M. Duchamp'ın E. Satie'nin müzik yazdığı ve gerçeküstücülerle kavgada Dadacı Tiyatro'nun bildirgesi haline gelen Relache (1924) adlı Ballets Suedoise'ca gerçekleştirilen baledir. Dadacı Tiyatro avangart Avrupa tiyatrosu üstünde daha sonra da 1960'larda happening gösterileri üstünde etkili olmuştur.

Deneysel Tiyatro: Yeni oyun biçimlerini deneyen tiyatro. Deneysel oyunlar belli bir metinden yola çıkarak gerçekleştirilebileceği gibi başlı başına özgün çalışma da olabilir. "Deneysel" sanat kavramı 1880'de Emile Zola'nın natüralizm programında ortaya atılmıştır. Sanatı gerçek içeriksel gerek yöntemsel olarak bilimin yörüngesine oturtmaya çalışmış olan Zola doğanın yasalarını drama ve tiyatroda da bulmaya; psikolojik ve sosyolojik yaşam deneyini sahnede canlandırmaya çalışmıştır. Brecht'de Deneysel Tiyatro'yu doğa bilimlerine dayanarak açıklamaya çalışmış; epik tiyatro kavramını Deneysel Tiyatro bağlamında alarak sanatsal yeni anlatım biçimlerinin toplumsal ilerici işlevinden yola çıkmıştır. Zola'nın pozitivist yönteme dayalı natüralist Brecht'in ise maddeci diyalektiğe dayalı epik Deneysel Tiyatro deneyimleri dışında avangart biçemci Deneysel Tiyatro etkinlikleri yer alır. Tiyatro reformu hareketleriyle başlayan tiyatro yenileşme hareketleri modernizm bağlamında yaygınlık kazanarak dışavurumcu fütürist dadacı konstrüktivist vb. Deneysel Tiyatro deneyimlerine yol açmıştır. Son dönemler tiyatrosunda bu doğrultuda ki Deneysel Tiyatro etkinlikleri için şunlar örnek gösterilebilir: J. Littlewood'un Theatre Workshop çalışmaları T. Kantor ve J. Grotowski gibi Polonyalı yönetmenlerin şok tiyatrosu ve yoksul tiyatro deneysel uygulamaları ABD'de Living Theatre La Mama Bread and Puppet Theatre gibi toplulukların off-off-Broadway etkinlikleri; R. Foreman'ın klasik anlatı yapısını yıkan ontolojik-histerik tiyatrosu M. Monk'un müzik dans ve görsel sanat öğelerini gizemsel sözsüz anlatım içinde birleştiren çalışmaları; R. Wilson'un çağrışımsal sıralamaya dayalı imge tiyatrosu.

Devrimci Tiyatro: Devrimci dramaturji uygulayan tiyatro eylemi. 1920-30 yıllarında Almanya'da ve Rusya'da etkinlik kazanan işçi tiyatroları ile uyarma ve propaganda tiyatroları dar anlamda Devrimci Tiyatro ile eşanlamlı kullanılan tiyatro biçimleri olmuştur. Rusya'daki proletkült hareketiyse proletkült tiyatrolarının proleter devrimci işçi tiyatro hareketinin yaygınlık kazanmasına yol açmıştır. Bu dönemde Rusya'da toplumsal siyasal devrime koşut "tiyatro devrimi" çok önemli bir tiyatro hareketi olarak yer almış; tiyatroyu devrimsel dönüşümlere uğratma yönünde yenilikçi tiyatro uygulamalarına sahip olmuştur. Almanya'da Piscator'un politika tiyatrosu da Devrimci Tiyatro kapsamı içinde görülmelidir. İlerici dışavurumcu hareketle birlikte politika tiyatrosunun Brecht'in epik tiyatrosu üstünde geniş etkisi olmuştur; bu anlamda Brecht'in Aristotelesci tiyatronun kuramsal ve dünyagörüşsel olarak tam karşıtında yer alan ve devrimci toplumsal düzen değişikliği isteyen epik tiyatrosu da Devrimci Tiyatro kapsamına girdiği kadar başlı başına bir tiyatro devrimidirde. 1930'larda ABD'de işçi sınıfı hareketine bağlı The League op Workers Theaters ABD'de Devrimci Tiyatro hareketinin en yetkin örneği olmuştur. Çin Halk Cumhuriyeti'nde ise özellikle Kültür Devrimi sırasında kamutsal gücün ve komünlüğün anlatımı olarak yer alan devrimci model tiyatro yapıtları köktenci uyarma ve propaganda oyunları olmuştur. 1970'lerde goşist öğrenci hareketlerine bağlı olarak ABD Almanya Latin Amerika ve Fransa'da sokak tiyatrosu ve gerilla tiyatrosu etkinlikleri de bir çeşit Devrimci Tiyatro etkinlikleri olarak görülebilir. Devrimci Tiyatro 20. yüzyılın başlarında uluslar arası işçi hareketine ve sosyalist devrimci harekete bağlı olarak yaygınlık kazandıktan sonra işçi hareketi pratiğine bağlı olarak ortadan kalkmıştır.

Dışavurumcu Tiyatro: 1910-20 yıllarında başlıcalıkla Almanya'da sanatın tüm alanlarında yer alan dışavurumculuk akımına bağlı tiyatro. Natüralist tiyatro ile pozitivizme olduğu kadar izlenimci tiyatro ile yeni romantikçiliğe de karşı bir tepki olarak ortaya çıkan Dışavurumcu Tiyatro 1900'lerin tiyatro reformu hareketinin izinde modernizmin bir tiyatrosu olmuştur. Düşünce bağlamında Dışavurumcu Tiyatro savaşın ve keskin toplumsal çelişkilerin yarattığı kaostan doğacak "yeni insan"ın sözcülüğünü yapar; gizemci akıldışıcı ve aşırı öznelci düşünce doğrultusunda yaratıcı bireyin iç yaşantısını ve tinsel başkaldırısını tiyatronun odağına yerleştirir; zihinsel gerçekliği mutlaklaştırarak mutlak özgürlük ideali peşinde soyut bir düşünsel anlatım dramatiği yaratır; dünyayı "tinsel devrim"le değiştirme yolunda "insanoğlunun tiyatrosu"nu gerçekleştirmeye "yeni bir mitoloji" yaratmaya çalışır. Dışavurumcu dramatikle belli değişmezlik olarak merkezleştirilir; köktenci başkaldırı trajik durum paradoks vurgulama fantastik anlatım düş dünyası abartma ve groteskleştirme aracılığıyla bilinç altının zihinsel gerçeğin eylemin yerine geçmesine istenir. Oyun dili olaylar örgüsüne ya da eyleme öncelik kazanarak yinelemeler değişken sözdizimi yankıma ve sözcük çarpıştırma biçimini alır; bütün oyun boyunca iç monolog haline gelmeyi amaçlar. Oyunun gerçek kahramanı oyun yazarının kendisi olduğu için oyuncular yalnızca onun zihnini yansıtan sözsüz oyuncular durumuna iner; oyunculukta gerçekliğe öykünmeye karşıt bedensel ve ritmik bir anlatım geçerlik kazanır. Bireşimci sahne ve Bauhaus tiyatrosu anlayışının egemen olduğu sahneleme biçiminde sanatlar kendi temel öğelerine indirgenerek köktenleştirilir; "ruhların titreşimi"nin sağlanmasına çalışılır. Mekanik tiyatro ve soyutlama yöntemi ile ritmik oyunculuk doğrultusunda sahne düzeni kopuk kopuk sahnelerden dinamik geçişlerden oluşur zorlamalı bir oyun temposu kurulur; insan davranışlarını ortaya çıkaracak yalın bir sahne tasarımı çarpıtılmış perspektif yalın basamaklı sahne dekoru uygulanır; sert ışık oyunlarından ışık düşürmeden yararlanılır zorlamalı ses vurguları "dışavurumcu çığlık" kullanılır. Dışavurumcu dramanın yeni gerçekçilik karşısında çözüntüye uğramasına karşın Dışavurumcu Tiyatro etkisini uzun süre korumuştur. Strindberg ile Wedekind'in öncelik ettikleri Dışavurumcu Tiyatro'nun başlıca yazarları Sorge Kornfeld Goering Toller Wollf Hasenclever Barlach Sternheim Kaiser Unruh Werfel Kokoschka ve genç Brecht'tir. Alman dili dışında genel biçemsel bağlamda ise O'Neill E. Rice K. Çapek T. Wilder ve O'Casey gibi adlar sayılabilir. Dışavurumcu Tiyatro yönetmenleri arasnda başlıcalıkla L. Jessner G. Hartung O. Falckenberg; sahne tasarımcıları arasında E. Pirchan C. Klein L. Sievert yer alırlar. Almanya'da Dışavurumcu Tiyatro'nun 1920'ye kadarki dönemi dışında yapıca birliğe rastlanmaz; aralarında soyut dışavurumculuğa gizemciliğe yönelenler olduğu gibi kapitalizme ve militarizme karşı çıkarak Dışavurumcu Tiyatro'yu kökten eleştirel bir görüş altında devrimci kılmak isteyenler de olmuştur.

Diyalektik Oyun: Diyalektik yönle yazılmış oyun. En belirgin özelliği gerçekliği yeniden yansıtırken tarihsel süreci göz önüne almasıdır. Aksiyon iç ve dış çelişkileri ön plana çıkartarak olumlu ve olumsuzu iç içe aynı anda gösterir.Bu diyalektik gelişme sonucu çözüm seyitciye bırakılır. Çözüm için veriler oyunda hazırlanır ve seyircinin bu verilere dayanarak düşünmesi hedeflenir. Diyalektik oyun kapalı ve açık biçimde olabilir. Ö nemli olan biçem değil gerçekliğin diyalektik yoldan dramatik ya da tiyatral bir biçimde aktarılmasıdır. Bu oyunlar Brecht'in etkisiyle onun ölümünden sonra en çok genç Alman oyun yazarları tarafından tartışılmıştır.

Doğaçlama: Bir oyunculuk yöntemi; daha önce belli bir sözel ya da mimiksel-davranısal sahne saptaması olmaksızın oyun oynama. Oyun sırasında eylemi ve sözü bulan oyunun temeli Doğaçlama'ya dayanır. Doğaçlama tiyatrosunun ilk örneklerine antik çağda mimus ve pantomimus'ta rastlanabileceği gibi en çok da tuluat tiyatrosunda rastlanır. Bu bağlamda örneğin commedia dell'arte oyuncuları kaba eylem taslağına göre kendiliğinden doğal tepkilere dayanarak Doğaçlama oynarlar; çok iyi saptanmış oyuncu rolleri içinde belli bir duruma yere zaman izleyiciye göre oyunu olduğu kadar ağızdan ağıza söz akışını da çeşitlendirirlerdi; Arlecchino gibi komik tipler izleyiciye doğrudan seslenerek yöresel ve güncel olaylara tepki verirlerdi. Doğaçlama bugün de oyunculuk eğitiminin başlıca alanlarından olup Stanislavski'nin "doğru algılama" istemi ile Brecht'in "gözlem sanatı"nı geliştirme sanatı istemi arasında diyalektik bir birlik kurma amacını gütmektedir; bu anlamda Doğaçlama'nın oyuncunun kendine özgü kişisel anlatımını geliştirmesine ve kendini gözlemci kılmasına yönelik ikili işlevi karşısındaki oyuncunun oyununu gözlemleyerek kendi oyununu koymasına olanak verir. Doğaçlama tiyatro topluluklarınca üretim amaçlı olarak da ele alınmakta özellikle de törensi tiyatro toplulukları serbest tiyatro toplulukları ve sokak tiyatrosu topluluklarınca uygulamaya konulduğu gibi "topluca doğaçlama oyunculuk" anlayışı içinde ortaya konmaktadır. Çağdaş törensi tiyatro anlayışı doğrultusunda doğaçlama ile törensilik içiçe kaynaştırılmakta oyunculukta temel yöntem olarak alınmaktadır.

Dördüncü Duvar: Natüralist ve yanılsamacı tiyatro kuramının başlıca bir ilkesi; sahne ile izleyici arasında varsayılan duvar. Kapalı oyun biçiminin başlıca özelliği olan Dördüncü Duvar izleyicinin etkisinde kalmadan kendini bütünlükle oyuna verebilmesi için oyuncu ile izleyici arasında çekilmiş tasarımsal mekân ayrımıdır. Kavram olarak 17. yüzyıldan bu yana yer alan Dördüncü Duvar 19. yüzyılda natüralist tiyatronun temel bir ilkesi haline gelmiş başlıcalıkla da Antoine ve Stanislavski tarafından uygulanmaya konmuştur.

Dram: Yunancada "bir şey yapmak oynamak"anlamına gelir. Yazın tarihçilerine göre lirik ve epik yanında üçüncü bir yazın alanıdır.1) Sahnede oynanmak üzere konuşmalar ve hareketlerle gelişen karşıt oluşların çatışmasıyla gelişen ve sonuçlanan oyun.2) Halk dilinde ciddi oyun. Dramatik: 1-Dram'a yani oyun türüne ilişkin olan. 2-İçinde gerilim çatışma çeşitli olaylar ve karşıtlıklar bulunan insanla ve insan ilişkileriyle gelişen herhangi bir yapıt ya da olay.

Dram Sanatı:İnsana ilişkin olan her şeyi sanatsal bir yaratılışla canlandırılan üretim ve yapım. Dram sanatının birbirnden ayrılmayacak temel ögeleri yansılama canlandırma ve eylemdir. Bu üç temel ögenin bulunduğu bir kısa bölüm beş dakikalık konuşma bir sözsüz oyun sinema filmi televizyon dizisi opera betikçesi hatta bir orataryo dram sanatının kapsamı içindedir. Dram sanatı tiyatro olgusunun yazınsal yanıdır (bkz.Tiyatro Sanatı)

Dramaturg: Kökence drama yazarı ve sahneye koyucu anlamına gelen Dramaturg Lessing'in Hamburgischer Dramaturgie yapıtından sonra tiyatronun ortak yönetimcisi edebi danışmanı ve sanat yöneticisi anlamında gelişmiştir. Günümüzde Dramaturg'un işlevleri (tiyatro kuramlarına bağlı olarak) çok çeşitlilik göstermektedir; bu işlevler şöyle sıralanabilir: Oyun okumak ve oyun seçmek oyun dağarcığı politikasını saptayarak araştırmalara dayalı bir oyun dağarcığı hazırlamak; oyunları çözümsel olarak incelemek irdelemek çevirmek anlamını açığa kavuşturacak raporlar hazırlamak oyunun yorumunu saptamak; sahneye koyucu ve sahne tasarımcısıyla işbirliği içinde oyunu sahneye hazırlayıp aktarmak; rol dağılımında yardımcı malzeme sağlamada metin çözümünde oyunun gerçekleştirilmesine danışmanlık yapmak; tiyatronun genel eğitim etkinliğiyle ve oyun dağarıyla ilgili toplantılar tartışma ve konuşmalar seminerler ve kurslar düzenlemek; program dergisi yanısıra gerekli yayınları üstlenmek; oyun yazarları ve yayınevleriyle ilişkileri işletmek; ilgili medyaları bilgilendirmek; tiyatroyu kamuoyuna karşı temsil etmek. Dramaturg uygulamalı dramaturji yürütebileceği gibi yapımsal dramaturji de yürütebilir. Drama edebiyatı ve estetik kuramların incelenmesi oyun planının hazırlanması tiyatro politikasının saptanması vb. uygulamalı dramaturji çalışmalarına girer. Yapımsal dramaturji başlıcalıkla Brecht'in Dramaturg anlayışıyla önem kazanmıştır; oyunlarının sahnelenmesini dramaturjik çalışmayla içiçe yürüten Brecht uygulamalı dramaturji ile yapımsal dramaturjiyi birleştirmiş tiyatronun toplumsal işlevi ile estetik değerini bütünleştirmeye çalışmıştır. Bütün sahne sanatçılarının katılımıyla gerçekleştirilen sahneleme anlayışı günümüzde yapımsal dramaturjinin başlıca özelliğini Dramaturg'un yaratıcı işlevini ortaya koymaktadır.

Dramaturji: 1- Uygulamalı ve yapımsal Dramaturji; dramaturgun gerçekleştirdiği etkinlik dramaturgluk uğraşı; bir oyunun dramaturg ile yönetmenin işbirliği içinde sahnelenmesi tüm sahneleme süreci yöntemsel çalışması "kuramsal sahneleme". 2- Kuramsal Dramaturji; kavramsal olarak Lessing tarafından ortaya atıldığı biçimde drama yapıtlarının oyunların iç yasalarını ana kurallarını oyun yapısı ilkelerini ortaya koyan drama sanatı bilgisi drama sanatı ve tekniği kuramı. 3- Drama yapıtı üretme oyun yazma; drama yapıtı oluşturma ilkeleri. Bu anlamda Dramaturji kavramı drama tarihi kavramıyla olduğu kadar drama kuramı kavramıyla da örtüşür.

Düş Oyunu: A. Strindberg'in bir oyun biçimi. Kendine özgü oyun yapısı olan Düş Oyunu Strindberg'in kendi ana temasını yeni bir tiyatro biçimi içinde ortaya koyma çabasının sonucu olmuştur. Düş mantığı doğrultusunda "düş biçimine öykünen" bu oyun yapısında yer zaman ve eylem birliği ortadan kalkar; natüralist dramaturjiden uzaklaşılarak çoksesli bir senfonideki kontrpuan yapısı kurulur; biçemsel-simgeci bir sahne düzeni oluşturulur. Düş Oyunu'nun önemi Rönesans'tan bu yana Avrupa tiyatrosunda uygulanın üç birlik kuralı dışına çıkması ve oyun kişisini psikanalitik çözüntüye uğratarak kurgusal olarak çok yönlü ortaya koyabilmesidir. Düş Oyunu dışavurumcu tiyatro gerçeküstücü tiyatro ve saçma tiyatrosu üstünde etkili olmuştur.

________________________________________________________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MaSuMeLeK
SüperModeratör
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 331
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 11/02/09
Cinsiyet Cinsiyet : Kadın
Yaş Yaş : 24
Nerden Nerden : antalya
İş/Hobiler İş/Hobiler : ögrenci
Başarı Puanı Başarı Puanı : 3
ruh haliniz ruh haliniz :
takımın takımın :
oyuncum oyuncum :

MesajKonu: Geri: Tiyatro Terimleri   Çarş. Ocak 13, 2010 3:20 pm

Eğlendirici Tiyatro: Eğitme amaçlı olmayan izleyiciyi salt eğlendirmeyi amaçlayan tiyatro. Tiyatro başlıcalıkla da güldürü tiyatrosu hep eğlendirme amaçlı olmuştur; ancak 19. yüzyıldan sonra Eğlendirici Tiyatro sanatsal ve düşünsel savlı eleştirel olmayan tiyatro başlıcalıkla da bulvar tiyatrosu ile vodvil için kullanılmaya başlanmıştır. İzleyiciyi siyasal düşünsel yönden sarsma amacı gütmeyen Eğlendirici Tiyatro günümüzde daha çok ticari tiyatro bağlamında yer alır.

Eleştirel Gerçekçilik: Gerçekliğin bu evresi içinde bir bütün olarak kentsoylu sanatı ve tiyatrosudur;bulunduğu çevrenin toplumsal gerçekliğinin görgücü (ampirik) çizimiyle kahramanın ülküleştirilmesi yer alır. İlerici nitelikli romantizm ile arasındaki ayrım romantizm anaparacı dizgenin yalnızca toplumsal eleştiri ile uğraşırken eleştirel gerçeklik liberalizme yönelen kentsoylu toplumdaki çelişkilerin toplumsal niteliğini açıklamaya çalışır. Kısacası bu eğilim bir seçenek üretmeden kentsoylu dünya görüşüne ve ahlakına bir başkaldırıdır. Paranın zedeleyici gücü karşısında insani değerleri savunur.

Eleştiri: Bir yapıtı dünya görüşü sanatsallığı topluma katkısı sahnelenmesi oyunculuğu ve plastik tasarım değerler açısından değerlendirme işlemi.

Eleştirmen: Eleştiri yazan kimse. Bir yapıtı kendi değerlendirmesi ile ele alan yazar. Eleştirmenin yazdığı alanda bir dünya görüşü geniş bilgisi sanata karşı olağanüstü bir duyarlılığı ve algılama yetisi olması gerekir.

Entremes: 17. yüzyıl İspanyol tiyatrosunun bir oyun türü. Şenliklerde tek perdelik güldürülü oyun olarak; çokperdelik oyunlarda ise içerikle ilgili olmayan ara oyun olarak oynanan Entremes İspanyol tiyatrosunun başlıca oyun biçimi olarak yer almıştır.

Epik Tiyatro: Yanılsamacı tiyatronun seyirciyi sahnedeki karakter ve olaya özdeşleştiren duygusal yaşantısı karşısına maddeci diyalektiğin tarih bakışı açısını sağlayan ve seyirciyi gözlemde bulunan bir üçüncü kişi durumuna getirerek onun usçul yönelişte karar vermesini sağlayan tiyatro anlayışı.

Ezilenlerin Tiyatrosu: Augusto Boal'ın geliştirdiği bir siyasal halk tiyatrosu biçimi. Özgürleşme tiyatrosu görünmez tiyatro forum tiyatrosu gazete tiyatrosu gibi biçimsel ve içeriksel çeşitli tanımlar da edinmiş olan Ezilenlerin Tiyatrosu ilk kez 1956'da Brezilya'da gerçekleştirilmiş daha sonra Latin Amerika ABD ve Avrupa'da örneklendirilmiştir. Ezilenlerin Tiyatrosu'nda odak izleyicilerin oyuna bağlanımlarıdır. Devrimin genel provası yerine geçen Ezilenlerin Tiyatrosu açık sokak tiyatrosu olarak gözle görülmeyen siyasal ve toplumsal baskıya karşı izleyicinin oyuncu haline gelerek tavır almasını amaçlar.

Eski Antik Komedya: İÖ 486 yılında ortaya çıkan komedya Diyonizos adına düzenlenen şenliklerde filizlenmiştir. Eski komedyanın kaynağı Ocak ayındaki Lenaya Şenliği'ndeki fallik ezgilerdir. En belirgin özelliği karikatür kişiler ve grotesk giysilerle taşlamayı getirmesidir. Eski komedyanın bilinen en büyük yazarı Aristofanes'tir.

Fabel: 1- Mythos anlamında oyunun konusu dışında oyunun kaynakçası; olaylar dizisinin mantıksal ve tarihsel örgüsünü oluşturan tema ve motivler; oyun kişilerinden bağımsız olarak eylemin dışında olayların ana nedeni. Aristoteles'e göre Fabel "eyleme öykünme"dir "olayların nedensel düğümlenişi"dir; Fabel "oyun kişilerinin kendilerini değil ettiklerini betimler"; "tragedyanın kendi hedefi ve ereği Fabel'dir" "tragedyanın kaynağı ve ruhu"dur. 2- Brecht'e göre Fabel "çelişkilerin yürütülmesi"dir eylemin altında yatan iç mantıktır eylem mantığıdır; tarihsel süreci gösterir. "Tiyatronun ana işi"dir "bütün olayların bileşkesi"dir; tiyatroda her şey Fabel'i anlatmak tüm yabancılaştırma yoluyla ortaya koymak içindir. "Fabel oyuncusu sahne tasarımcısı maske yapımcısı giysi tasarımcısı müzikçisi ve dans düzenleyicisiyle tiyatronun tümü tarafından ortaya konur açığı çıkarılır sergilenir". Fabel "bir oyunda yer alan ve gestus halinde kendini ortaya koyan bütün davranışların bir arada düzene konması" olup sahnede gösterilen düşünce ile izleyicinin karşı düşüncesi arasında gidip gelir. Lessing ve Hegel'den bu yana ana dramatik çatışma Fabel'in önkoşulu olarak görülmüştür. Fabel'de dramatik metnin düşünce kapsamı gerçeklik anlayışı kendini ortaya koyar; Fabel kavramı gerçeklik sürecini içerir; "çelişkiler yoluyla ya da bir kişide çözüme uğrayan eylemdir".

Fars: Komedyaya altlaşık oyun türü. Tragedya üçlemesinden sonra güldürülü art oyun olarak yer alan satyr oyunları uzantısında ortaçağ dinsel tiyatrosunda art oyun olarak ortaya çıkmış olan Fars'ın türsel kökenleri Eski Yunan'da Dor Farsı ile Eski Roma'da Atellan Farsı'na kadar götürülebilir; açık saçık halk doğaçlamalarında grotesk kalıp tiplere ve gündelik yaşamın gülmece dolu havasına dayanan Atellan güldürüsü Fars'ın önbiçimi olarak alınabilir. Komedyanın tersine gülünç-olanı fiziksel eylem ve durumlardan çıkaran; kalıplaşmış durumların çeşitli kavga sahnelerinin fantezi dolu çeşitlemelerini içeren stereotip oyun kişilerine dayanan dil oyunlarıyla eylemi yürütülen Fars tuluat tiyatrosunun başlıca oyun türüdür. Fars'ın içeriği gülünç durumlara dayanır; Fars'ın özünü gülünç-olan oluşturur. Gülünç-olan komedyadaki gibi komik olan dolayısıyla düşündürmeye değil salt güldürmeye yol açar. Bu nedenle Fars durumları ile Fars oyun kişileri abartılmıştır; olaylar dizisi fiziksel eylem biçiminde yer alır; öykü hızla yürür; olaylarda durum ya da eylemde rastlantısallık kurallıkmış gibi kendini ortaya koyar. Fars'ın yalnızca güldürmece olarak değil eleştiri yüklü güldürmece ya da polemik aracı olarak yer aldığı da görülür. 15. yüzyıldan sonra bütün Avrupa'da yayılmış olan Fars İspanya'da entremes biçiminde varolmuş Alman romantik tiyatrosunda taşlama ve parodi amaçlı kullanılmış 19. yüzyıl Fransız tiyatrosunda vodvil ve fars-komedya biçiminde yaygınlık kazanmış 20. yüzyılda güldürü tiyatrosuyla eşanlamlı kullanılmaya başlanmış saçma tiyatrosunda saçma Fars tragifars ya da grotesk Fars özelliğini kazanmıştır.

Fütürist Tiyatro: 1909'da İtalya'da F. T. Marinetti'nin Le Feturisme adlı bildirgesinin yayınlanmasıyla temellendirilen fütürizm akımına bağlı tiyatro. Teknolojinin fetiş özelliğini yücelten; sürekli devinim imgesiyle dinanizm ve mekanizmle özdeşleşme düşüncesinden yola çıkan Fütürizm sanatı sanat-eylem haline getirmeye yaşamla içiçe kılmaya çalışır; sanatın akıldışçılığı mantık dışını serüvenciliğe ve savaşı yüceltmesi gerektiğine inanır. Savaşı "dünyayı temizleyecek biricik şey" olarak güzelliği de yalnızca savaşta gören fütürizm zamanın akışından tarihten kopmak olarak kendiliğindeliği çağdaş yaşamın yeniden kurgulanması "çökmüş insan psikolojisi"nin yerine "maddeyle lirik büyülenme"yi geçirmek ister. Kendi tiyatro biçimi ve tüm klasik tiyatro kültürüne almaşık olarak varyeteyi gösteren Fütürist Tiyatro mekanik tiyatro biçimi olarak sirk ve kabare tekniklerini ışık ve şok etmenlerini fotomontajı mekanik baleyi gürültü müziğini anlamdan yoksun soyut şiir okumayı içerir. Fütürist Tiyatro'ya göre birbirinden kopuk ritimlerin içiçe geçmesi hız ve dönüşümün sentetik birleşimi yaşama egemen yasaları en iyi biçimde çizebilecekti; "gerçek fütürist ruha uygun gösteri ve anlatım biçimleri" bunlardı. "Tümden yaratma boşluğuna dinamik sıçrama" olarak sahne "mantık dışı" ve "gerçek dışı" biçimlendirilecekti; tüm geçmiş drama biçimlerinin sözel yapısından özgürleşerek "mantık dışı tartışma"ya yer verilecekti; sahne tasarımında devrim yapılarak "çok boyutlu fütürist uzay sahne" kurulacak plastik ışıklama uygulanacaktı. Fütürist Tiyatro'nun temel savları çeşitli fütürist bildirilerde ortaya konmuştur.

Gazete Tiyatrosu: Günlük ve geçmiş olayları gazete haberleri biçiminde belgesel olarak canlı sunan bir uyarma ve propaganda tiyatrosu. İlk kez 1935'te ABD'de Federal Theatre Project çerçevesinde 1930 büyük ekonomik bunalım döneminde ortaya çıkmış olan Gazete Tiyatrosu halkı bilinçlendirme ve eyleme geçirme amacını taşır. Gündelik yaşamda yer alan siyasal ve toplumsal sorunları eleştirel bir bakış açısından verebilmek için siyasal kabare türünden ve kurgu tekniğinden yararlanır; güncel olayları kısa geçişli öykülü sahnelerle gazetede yansımasını bulduğu biçimde verir; önemli bir gazete haberini sahneye projeksiyonla yansıtıp yeniden canlandırarak yorumlar. Gazete Tiyatrosu Ethiopia gibi Mussolini'yi yeren; Triple gibi ABD'de toplumsal sorunlara el atan ve New York'taki repertuara dayalı oyunlar yanısıra GM fabrikası işgali sırasında "Grev Geliyor" oyunlar oynamıştır. Gazete Tiyatrosu siyasal baskı ve McCarthycilik politikası yüzünden kalkmıştır.

Geleneksel Türk Tiyatrosu: Türk toplumuna özgü gösterim türlerini kapsayan halk tiyatrosu ve köy tiyatrosu geleneklerini içeren tiyatro. Bunun kapsamına gölge ve kukla oyunu meddahlık dramatik danslar ve konulu savaş oyunları girer.

Gerçeküstücü Tiyatro: Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Fransa'da André Breton'un Freud'un görüşlerine dayanarak şampiyonluğunu yaptığı ve biliçaltı varsayımları ile düşte olduğu gibi parçaları birbirini tutmaz bir anlatım biçimi ile vermeye çalışan tiyatro anlayışı. XIX.yüzyıl sonunda Fransa'da Alfred Jarry'nin ve daha sonra ozan Appolinaire'in öncülük ettiği tiyatro anlayışı. Artaud'nun tiyatro görüşlerini içeren Le Théâtre et son Duble adlı yapıtı da bu akımın gelişimi içinde yer alır.

Gerilla Tiyatrosu: Köktenci bir sokak tiyatrosu; goşist bir uyarma ve propaganda tiyatrosu biçimi; kent gerilla hareketlerine bağlı bir eylem tiyatrosu. Kavram olarak Vietnam halkının kurtuluş savaşımı stratejisini tiyatroya taşıyan Gerilla Tiyatrosu 1970'lerde başlıcalıkla ABD ve Latin Amerika'da görülmüştür. Fanatik kent gerillası eyleminin tiyatroda yansıması ve anlatım biçimi olan ve gündelik yaşamın terörleştirilerek dramatik bir nitelik kazandırılmasına dayanan Gerilla Tiyatrosu oyun yeri olarak kenti içinde herhangi bir yeri seçer; kendiliğindenci yöntemlerle o anda varolan iktidar baskısı ve sömürüsünü ortaya çıkarmak ona karşı o anda tavır alınmasını ister. Gerilla Tiyatrosu'nun amacı kentli halka içinde yaşanan düzenin gerçek siyasal sömürücü yüzünü ve halkın buna nasıl ister istemez uyduğunu halkın kendisini de olayın içine doğrudan katarak göstermeye; halkın emperyalist savaşlar karşısındaki vurdumduymazlığını ayılmazlığını sarsmaya çalışır. ABD'de Yippie Latin Amerika'da Tupamaros Gerilla Tiyatrosu'nun örnekleridir.

Getto Tiyatrosu: Nazi döneminde gettolarda uygulanan tiyatro etkinlikleri. Örneğin Polonya gettolarında üç tip tiyatro etkinliği gelişmişti: Kabare gece kulübü ve cafe revüleri tarzında gerçekleştirilen küçük sahneli tiyatro; eğitim amaçlı başlıcalıkla da ulusal Yahudi kimliğini koruyucu çocuk tiyatrosu; Yahudi temaları ve dilini işleyen ve savaş öncesi tiyatro geleneklerini izleyen özel tiyatro etkinlikleri. "Ari" yazarların yasak olduğu Getto Tiyatrosu temel bir açmaz yaşıyordu; bir yanda sanat yapma yoluyla kendini gerçekleştirme insanlaşma; öte yanda Nazilerin insanlıktan çıkarma politikasına uyma insani kimliği yitirme. Nazi terörünün hem nedeni hem de sonucunu oluşturan bu açmaz Getto Tiyatrosu'nun ana özelliği olmuştur. Getto Tiyatrosu günümüzde oyunlara da konu olmuştur.

Gezici Tiyatro: Yerleşik olmayan tiyatro; gezginci tiyatro topluluklarının etkinlikleri. Gezici Tiyatro Batı'da profesyonel tiyatroların başlangıcı olarak Rönesans döneminde yer almış ve commedia dell'arte geleneği içinde bütün Avrupa'ya yayılmış; bu dönemde 16. ve 17. yüzyıllarda İngiliz Oyuncuları tiyatroyu Avrupa'da yaygınlaştıran başlıca Gezici Tiyatro örneklerindendir. Gezici Tiyatro 19. yüzyılda yerleşik saray tiyatrosu topluluklarının daha sonra da kent ve eyalet tiyatroları ile bölge ve devlet tiyatroları gibi yerleşik tiyatroların kurulmasıyla önemini yitirmiştir. Ancak kapalı burjuva tiyatro çevresini ve kamuoyunu yıkmak için 20. yüzyılda Gezici Tiyatro geleneği yeniden başlamış halkla içiçe olma amacını güden bir tiyatro etkinliği halini almıştır.

Gölge Oyunu: Genellikle deriden kesilmiş bir takım insan hayvan ve eşya tasvirlerinin arkadan ışık verilerek gölgelerinin gerili beyaz bir perde üzerine düşürülmesiyle oynatılan oyun. Doğu'da ortaya çıkarak yetkinleşen Gölge Oyunu'nun büyüsel -dinsel kökenlerden kaynaklandığı Çin'de 11. yüzyıla uzandığı belirtilmektedir. Çin'de Buddhacı ve Taocu efsaneler ile Çin tarihinden öyküleri işleyen Gölge Oyunu 13. yüzyılda yer aldığı Hindistan'da hinducu destanları işlemiş bu yolla da Endonezya Gölge Oyunu üstünde etkili olmuştur. Endoneza'da İslamcı etkiler kazanan Gölge Oyunu 15. yüzyıldan başlayarak Tayland'da da yer almıştır. Orta Doğu'da en eski Gölge Oyunu metinleri Mısır kökenlidir. Gölge Oyunu 16. yüzyılda geleneksel Tür tiyatrosuyla birlikte yeniden canlanmıştır. Doğu Asya örneklerine karşıt Türk Gölge Oyunu olan Karagöz geleneksel dinsel biçimlerin dışında gelişme gösterdiği kadar dünyevi ve komik içerikli de olmuş toplumsal eleştirel çizgiler taşımış; bütün Osmanlı topraklarına Yunanistan ve Balkanlar'a yayılmıştır. Avrupa'da 17. yüzyıldan başlayarak tanınan Gölge Oyunu kukla oyununun yaygınlığı karşısında gelişme olanağı bulamamış; ancak Fransa'da "Çin gölgeleri"adı altında kabare tiyatrosu özellikleri içinde ele alınmıştır. Gölge oyunu bu geniş yayılma süreci içinde birçok kültür etkinleşmesini kendinde barındırmış; temel özelliği aynı kalmakla birlikte tasvirler ve oynatma bakımından teknik ayrılıklar gösterdiği kadar değişik toplumlardaki işlevselliği bakımından da içerikçe ayrı özellikler göstermiştir.

Grotesk: Tiyatro ve edebiyatta komik-olanın bir çeşidi: Gülünç-olan ile acıklı-olanın yanyana yer aldığı tuhaflık ve çarpıcılık kertesinde zorlanmış bağdaşmaz komik durum; özel olan ile genel olanın uyuşmazlığından paradokstan komik-olanın çıkarılması; gerçekle ve mantıkla bağdaşmaz görünümü uyandıran tuhaf çarpıcı abartmalı ve şaşırtıcı durumlardan alışıla gelmedik gülünçlükler yaratan daha çok duyumlara seslenen güldürü biçimi; buna uygun oyunculuk. Grotesk'te çelişmelerde içerili komik olan vurgulanmakla birlikte uyum olanağı dışarda bırakılır. Bu nedenle Grotesk yaşanan gerçekle uzlaşmazlık bağdaşmazlık gösteren oyunlarda kullanılır. Bu bağlamda Grotesk önce romantik bireyin toplum düzeniyle uzlaşmazlık içinde olduğu romantik tiyatrolarda görülür. 19. yüzyıl farsında ele alınan Grotesk başlıcalıkla dışavurumcu tiyatroda özel bir anlatım aracı olarak önem kazanmış; İtalyan Grotesk tiyatrosunda başlı başına işlenmiş gerçeküstücü-avangart tiyatronun başlıca öğelerinden biri olmuş; saçma tiyatrosunda anlamlı bir biçimde kullanılmış paradokslar kuramının özünü oluşturmuştur.

Gösteri:Bir yönetmenin önderliğinde yeterli sayıda sanatçı ve görevli ile bir çalışma sonucu çıkan bir oyunun seyirci önünde oynanması.

Göstermeci Tiyatro: Tiyatronun tiyatro oyunun oyun olduğunu vurgulayan kişileri ve olayları canlandırmadan gösteren seyirci ile sahne arasında estetik uzaklık (yabancılaştırma) koyup seyircinin oyuna ussal yoldan katılmasını sağlayan tiyatro anlayışı.
Güncel Oyun: Güncel sorunlar üzerinde duran ya da çağdaş sorunları irdeleyen oyun.
Halk Tiyatrosu: Geniş halk yığınlarına yönelik hem öğretici hem eğlendirici tiyatro.

Hint Tiyatrosu: İS önce 320 tarihinden 8. yüzyılın sonlarına kadar süren klasik dönemden sonra 9. yüzyıl başlarından sonlarına kadar süren "klasik sonrası" dönem içinde gelişen Hint tiyatrosunun kapsamı içine yazılı betikler gölge oyunu danslar girer. Hint tiyatrosunda iki temel dram türü vardır: 1- malzemesini mitologya ve tarihten alan dolayısıyla kahramanları işleyen nataka; 2- malzemesini günlük yaşamdan alan ve olağan insanlarla devlet memurlarını ele alan prakarana.

Hokkabazlık: Bir seyirlik oyun çeşidi. 15. ve 16. yüzyıllarda Yahudiler eliyle Türkiye'ye girmiş beceriden çok söyleşme niteliğini kazanışıyla dramatik gösteri haline gelmiştir. Hokkabazlık'ın başkişileri Usta ile onun oyunlarını bozmaya ve taklit etmeye çalışan Yardağı'dır. Hokkabazlık giriş bölümüyle başlar muhavere'yle yürür bitiş'le sona erer.

İbret Oyunu: Ortaçağ dinsel tiyatrosunun bir oyun türü. Hıristiyan ahlak öğretisinin propagandasına dayanan İbret Oyunu'nda eylem "hayır" ve "şer" gibi kişileştirilmiş soyutlamalar alegorik kişileştirmeler arasındaki savaşım biçiminde geçer. Gizem oyunlarına karşıt İbret Oyunu tek perdelik oyunlar halinde meslekten oyuncularca oynanırdı. İbret Oyunu üç bölümden oluşurdu: Ölüm dansı erdemler arasındaki atışma ve insanlığı temsil eden oyun kahramanının kendi ruhunun kurtuluşu adına bir çatışmadan geçmesi. İbret Oyunu zamanla dünyevi özellikler kazanmış İnsanlık gibi soyut kişileştirmelerin yerini somut kişiler alırken soyut kavramlar da güncel yaşama indirilmiştir.

İmge Tiyatrosu: Sahne tasarımcısı Robert Wilson'un imgelere dayanan sahne plastiği ve ışık anlayışıyla gelişen oyun düzeni biçemine verilen ad.

İşçi Tiyatrosu: 1- İşçi sınıfının çıkarları doğrultusunda onların sözcülüğünü yapan tiyatro. 2- İşçileri dinlendirip eğlendirirken öğreten tiyatro. 19. yüzyılda işçi sınıfı hareketine bağlı olarak ortaya çıkan tiyatro etkinlikleri; işçi sınıfının çıkarlarını korumak ve işçi sınıfının mücadelesinin sözcülüğünü yapmak üzere işçi sınıfını destekleyenlerce amatör olarak kurulmuş tiyatro topluluklarınca yürütülen tiyatro. İşçi sınıfının bilinçlenmesinin bir sonucu olarak ilk kez 1860'larda Almanya'da Lassalle'ın işçi birlikleri çevresinde yer almış; daha sonra komünist hareket çevresinde uluslar arası yaygınlık kazanmıştır. Uyarma ve propaganda tiyatrosu proleter devrimci tiyatro politika tiyatrosu başlıca İşçi Tiyatro uygulamalarıdır. İşçi Tiyatrosu işçi koroları kitle oyunları gazete tiyatrosu siyasal revü siyasal kabare gibi tiyatro tekniklerinden ve anlatım biçimlerinden yararlanarak işçi sınıfının somut siyasal eylem programı ve dünya görüşü doğrultusunda işçileri ve geniş emekçi kitleleri bilinçlendirmeye ve uyarmaya çalışır. 1917 Ekim Devrimi etkisinde başlıcalıkla Rusya ile Almanya'da geniş yaygınlık kazanan İşçi Tiyatroları deneyi 1930 dünya ekonomik bunalım döneminde de önem kazanmış; özellikle ABD'de geniş çapta bir İşçi Tiyatrosu eylemi yer almış; İşçi Tiyatroları etkinliklerini işçi sendikalarıyla ve uluslar arası işçi hareketleriyle ortak yürütmüşlerdir. İşçi Tiyatrosu 2. Dünya Savaşı'ndan sonra başlıcalıkla Rusya ile Doğu Avrupa ülkelerinde sistemli bir sanatsal etkinlik olarak yer almıştır.

İzlenimci Tiyatro: Simgeci tiyatro atmosfer tiyatrosu ve biçemci tiyatro ile eşanlamlı olarak kullanılan kavram. 20. yüzyılın başlarında başlıcalıkla Fransa'da ortaya çıkmış bir tiyatro anlayışı olan İzlenimci Tiyatro gerçekliğin gösterilmesinden çok ondan edinilen izlenimin yaratılmasını amaçlar psikolojik deneyime dayanır. İzlenimci Tiyatro'da simgeci bir anlatımla şiir dilinde söz gücüne öte yandan sahne tasarımı sahne ışığı ve sahne müziği yoluyla sahnede "atmosfer" yaratılmasına eylemin dış atmosferle bağıntılı olmasına önem verilir.

Japon Tiyatrosu: Belli bir estetik uzaklık uygulayımı ile oynanan oyunları kapsayan bu tiyatro tiyatralliği sağlayacak tüm öğelerden yararlanır. Bu tiyatroda müzik dans ezgi sözsüz oyun maske giysi önemlidir.

Kabare Tiyatrosu: Daha çok güncel siyasal konuları toplumsal ve kültürel gündelik yaşamdaki yozlukları acı iğneleyici bir dille sivri bir biçimde taşlayan; toplum eleştirisi yapan şarkı parodi skeç söylev sözsüz oyun şiir ve karikatürden vb. kurulu; doğmacaya açık gösteri ve oyunların sahnelendiği; oyuncular ile izleyicinin "içli dışlı" olduğu; yazar ve izleyicinin katılabileceği bir küçük tiyatro türü. Başlıcalıkla siyasal taşlama biçimi içinde kendini ortaya koyan ve geniş kendi izleyicisiyle bağımlı olan Kabare Tiyatrosu tutarlı eylem yapısından yoksun olduğundan revü ve varyeteye yaklaşır. Gerek yanılsamacı anlatım araçlarından kaçınma gerek dilin gündelik çekiciliğini yitirdiğinden daha önce yapılmış numaraları yineleyememe dolayısıyla Kabare Tiyatrosu "gelip geçici bir sanat" olarak da nitelendirilir. İzleyicinin bilme ve beğeni düzeyiyle de yakından bağlı olan Kabare Tiyatrosu gülünçleme parodi ve karikatürleştirme yoluyla izleyicinin önyargılarını gündelik "yanlış bilinç"ini dağıtmaya çalışır. İlk kez 1881'de Paris'te R. Salis tarafından açılmış olan Kabare Tiyatrosu Almanya İsviçre ve Avusturya'da gelişme göstererek tüm Avrupa'ya yayılmıştır. Kabare Tiyatrosu 1. Dünya Savaşı öncesi ve sonrası dönemlerde iki eğilim göstermiş; bir yanda eğlendirici tiyatro özellikleri içinde kabare-revüleri biçimini alırken öbür yandan kitleleri aydınlatıcı ve uyarıcı bir işlevle yüklü siyasal edebi bir biçimde varolmuştur. Fransız Direniş Hareketi içinde chanson olarak önem kazanmış 2. Dünya Savaşı'ndan sonra ise Kabare Tiyatrosu Rönesansı'na tanık olunmuştur. Kabare Tiyatrosu tüm dönemlerde ve yönelimler altında yasaklamalara uğramıştır.

Kadın Tiyatrosu: Kadınlar tarafından kadın sorunları üstüne kadınlar için yapılan tiyatro etkinlikleri. 1960'larda kadın hareketinin ortaya çıkmasıyla önem kazanan Kadın Tiyatrosu varlığını kadın hareketine bağlı olarak korumuştur. Daha çok yarı profesyonel ve amatör topluluklarca gerçekleştirilen Kadın Tiyatrosu'nun oyunları kadın yazarlarca ele alındığı kadar Kadın Tiyatrosu topluluklarınca de kaleme alınıp geliştirilmektedir. Revü ve kabare tiyatrosu biçimi gösteren Kadın Tiyatrosu oyunları çeşitli sahneleme biçimleri içinde ele alınmakta genelinde geleneksel sahneleme yöntemlerinden ayrılma eğilimi taşımakta "kadın estetiği" çizgilerini yakalamaya çalışmaktadır. Biçimce belli bir biçeme ya da okula akıma bağlı olmayan ve biçemce ortak yanlar taşımayan Kadın Tiyatrosu içerikçe ortak bir temele oturmakta geçmişte ve günümüzde kadının toplumda ezilmesi kadına yanlış bakış kadınların siyasal ve toplumsal ekonomik hakları kadın cinselliği ve eşcinselliği gibi sorunları işlemektedir. Kadın Tiyatrosu başlıcalıkla eş sorununu ele alırken ataerkil erkek ilişkilerini olumsuzlamakta kendi tersinlemeli düşüncelerini ortaya koymaktadır. Serbest tiyatro akımı içinde yer verilen Kadın Tiyatrosu avangart tiyatro ile Off-Off Brodway tiyatrosu üstünde etkili olduğu kadar çok çeşitli deneyimlere de sahne olmuştur. Kadın Tiyatrosu toplulukları genellikle topluca üretimde bulunmayı amaçlamakta metin ve sahneleme üstünde topluca çalışmalar yürüterek kendi estetik tasarımlarını geliştirmeye çalışmaktadır. 1970'lerden sonra Kadın Tiyatrosu uluslar arası etkinliklere de tanık olmaya başlamıştır. Kadın Tiyatrosu kendi oyun yazarlarını da yetiştirmekte (örneğin G. Reinshagen E. Jellinek F. Rame- İtalya); ABD'de ise siyah Kadın Tiyatrosu'na tanık olunmaktadır.

Kitle Tiyatrosu: Sayıları bini bulan oyuncu ve izleyicinin yer aldığı tiyatro. Tiyatro reformu düşünceleri bağlamında yer almış olan Kitle Tiyatrosu kavramı ilk kez 1920'de Rusya'da "Kızıl Takvim Yılı" şenliklerinde gerçekliğe kavuşmuş; daha sonra 1920-24 yıllarında Leipzig sendika şenlikleri oyunlarında E. Toller'ın yazdığı senaryolarda 1930'larda sosyal demokrat spor şenliklerinde daha sonra da Nazi döneminin kitlesel gösterileri içinde yer almıştır. Kitle Tiyatrosu'nda kitlelerin topluca ritmik devinimi koro halinde konuşma müzik ışıldak ışığı vb. önemli öğelerdir.

Klasik Tiyatro: Tiyatro ve drama sanatında kendine özgü bir norm bütünlüğüne ulaşıldığı ve bu normların daha sonraki dönemlerin tiyatrosuna ve drama sanatına örnek oluşturduğu evreler için kullanılan genel sanat tarihi kavram; örneğin antik Yunan tiyatrosu 16. yüzyıl Rönesans İtalyan tiyatrosu 17. yüzyıl klasik Fransız tiyatrosu Elisabeth tiyatrosu Altınçağ İspanyol tiyatrosu Alman Weimar klasik tiyatrosu vb.

Kabuki: Japonya'da soyluların tiyatrosu olan No tiyatrosu karşısında günlük yaşama dönük halk tiyatrosu.

Kahramanlık Komedyası: Kralların prenslerin ve soyluların baş oyun kişisi olduğu serüvenleri kapsayan komedya.

Kahramanlık Tragedyası: İngiltere'de 17. yüzyıldaki Restorasyon Dönemi'ne özgü tragedya. Fransızların klasik tragedya biçiminden esinlenilerek onur aşk ve ülkeye bağlılık temalarından hareket eden bu tragedyanın kahramanları daha çok soylulardır.

Kenar Tiyatrosu: Bir kentin kenar semtlerinde gösteri düzenleyen yerleşik ya da gezici tiyatro topluluğu.

Kıyıcılık Tiyatrosu: Antonin Artaud'nun 1938'de öne sürdüğü oyunculuğu bilincin yok edildiği trans durumuna kadar götüren dolayısıyla oyuncuyu yok eden ve seyredeni şoka uğratacak sahneleri kapsayan aşırı bireyci tiyatro anlayışı.

Klasik Komedya: 17. yüzyılda Fransa'da Moliere ve 18. yüzyılda Almanya'da Lessing komedyaları için kullanılan terim.

Konstrüktivist Tiyatro: İşçi sınıfının sanayileşme sürecindeki emeğini ve üretimini çalışma tartımını ve devinimini anlatmak için Sovyet yönetmen Meyorhold tarafından ilk kez denenenmiş Vakhtangov Tayrov gibi birçok genç kuşak yönetmen tarafından belli farklılıklarla sürdürülmüş tiyatralliği öne alan anlayış.

Köşebaşı Tiyatrosu: Köşebaşlarında yalın hemen anlaşılabilecek genellikle siyasal ve toplumsal içerikli kalın çizgili oyunlar oynayan az kişili topluluk.

Lirik Oyun: Baştan sona ya da bir kesimi müzikli olan oyun.

________________________________________________________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MaSuMeLeK
SüperModeratör
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 331
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 11/02/09
Cinsiyet Cinsiyet : Kadın
Yaş Yaş : 24
Nerden Nerden : antalya
İş/Hobiler İş/Hobiler : ögrenci
Başarı Puanı Başarı Puanı : 3
ruh haliniz ruh haliniz :
takımın takımın :
oyuncum oyuncum :

MesajKonu: Geri: Tiyatro Terimleri   Çarş. Ocak 13, 2010 3:20 pm

Maske Tiyatrosu: Maskeyle oyunculuğa dayalı tiyatro. Maskenin kökeni katılaşmış ölü insan yüzü olarak ölümün trajikliğinden kaynaklanır; bunun için de maske öbür dünyaya ilişkin olarak gündelik gerçeğin yerine "ikame gerçeklik"i çifte gerçekliği; "kılık değiştirme" olarak oyunculuğun temel güdüsünü oluşturur; bu anlamda da tiyatro Maske Tiyatrosu olarak başlamıştır denebilir. Maske Tiyatrosu'nun ilk önemli uğrağı antik Yunan tiyatrosudur. İnsan yüzünden büyük olmayan maskelerle oynanan antik tragedyaya 28 değişik maske tipi; komedyada ise 44 ayrı maske tipi vardı. Maskeler uzaktan görülebilirlik ve tip çizme özellikleri yanısıra oyuncuların çok çabuk rol değiştirmesine değişik rolleri oynamasına olanak sağlıyordu. Maske Tiyatrosu'nun ikinci önemli uğrağı commedia dell'arte'dir; burada tipler kendilerine özgü maskeleriyle belirlenimliydiler. 20. yüzyılın başlarında tiyatro reformuyla birlikte üstün kukla anlayışı içinde maske yeniden önem kazanmıştır. Çağdaş tiyatroda Brecht Grotowski Strehler gibi yönetmenler ile Bread and Puppet Theatre gibi topluluklar Maske Tiyatrosu'nun özgün örneklerini vermişler; Theatre du Soleil (Paris) gibi topluluklar etnik tiyatro anlayışı içinde yabancı kültürlerin giysi dans ve müzik biçimleriyle birlikte maske geleneğini de kendi uygulamalarına almışlardır.

Meddah: Dramatik öykü anlatıcı. Arabisatan'da Hz. Peygamber'i ve ailesini olduğu kadar hükümdar ve kahramanların da övgüsü yapmak olarak yer alan Meddahlık Türkiye'de kendine özgü bir tiyatro sanatı türü olmuştur. Meddahlar'ın dağarcıklarında yalnızca görülebilir değil İslam kaynaklarına dayanan dinsel konular İran kaynaklarına dayana efsane destan ve Şehnameler; Türk hikaye masal ve efsaneleri romanlar ile tiyatro oyunları da bulunmaktaydı. Genellikle Ramazan akşamlarında kahvehane gibi kapalı yerlerde ve halkın içinde gösterilerini gerçekleştiren Meddah'ın hem başlık yerine kullanmak için hem de türlü ses ve ağız taklitleri yapmak için omzuna astığı geniş bir mendil elinde de oyunu başlatma izleyiciyi sessizliğe çağırma ve saz süpürge tüfek at vb. yerine kullanmak için bir sopa vardı. Anlatılarına şiirler tekerlemeler ve kalıplı sözlerle başlayan Meddahlar anlattıklarının üslubunu taklitli bir anlatıya ya da temsile uygulayarak "tek kişilik gösteri"lerini sunar yine kalıplı sözlerle gösterilerini bitirirlerdi. Günümüzde Meddahlığı yeniden çeşitli biçimler altında yaşatma eylemlerine tanık olunmaktadır.

Mekanik Tiyatro: Oyuncu olarak insanın yerini mekanik olarak hareket eden nesnelerin aldığı ya da insanların mekanik hareketli oyunculuğuna dayanan tiyatro biçimi için kullanılan kavram. 20. yüzyılın başında tiyatro reformu hareketine bağlı olarak Craig tarafından ortaya atılan "üstün kukla" oyunculuk anlayışıyla ortaya çıkmış olan Mekanik Tiyatro tiyatroyu mekanik bir araç haline getirmeyi amaçlar. Fütürüst tiyatro da "mekanik bale"ler gerçekleştirmiş; tiyatroyu "duyguları üretme makinesi" olarak görmüştür. Fütürüst tiyatronun Mekanik Tiyatro anlayışından etkilenen konstrüktivist tiyatro Rusya'da Devrim sonrasında "fütürüst opera" örneğinde "elektronik gösteri"ler düzenlemiştir F. Legger "insan merkezci gösteri"ler mekanik olarak yenileştirmeye yönelirken Bauhaus sanatçıları da Mekanik Tiyatro'yla kuramsal ve pratik olarak uğraşmışlardır. Bauhaus "sahne atölyesi"nin yöneticisi O. Schlemmer insan bedenin mekanik yönünü öne çıkarmaya mekanik olarak hareket eden geometrik sanatfigürü haline getirmeye çalışmış; L. Maholy-Nagy ise biçim ışık renk ses ve hareket gibi canlandırma öğelerinin birleşmesinden "eylemsel olay" yaratmayı denemiş; Kandinski soyut bireşimci sahneyi kurmayı istemiştir. Laterna magica ile çokmedyalı tiyatrolar Mekanik Tiyatro'nun günümüzdeki örnekleridir.

Mimodram: Üst düzeyde sanat ve tekniği gösteren sözsüz oyun.

Monodram: Tek kişilik oyun

Müzikli Dram: Hem sözlü tiyatronun hem de operanın bazı özelliklerini iç içe kullanan müzikli oyun türü.

Müzikli güldürü: Müziğin eşliğinde gelişen güldürü.

Müzikli Oyun: Müzik eşliğinde yürütülen daha çok ABD'deki melodram ve caz müziğinden gelen etkilerle ortaya çıkmış oyun.

Natüralist Tiyatro: Gerçekliğin doğaya bağlı kalınarak yansılanmasını isteyen natüralizmin tiyatrosu. Felsefi pozitivizmin belirlenimcilik düşüncesinin ve çevre kuramının temellik ettiği Natüralist Tiyatro gününün gerçeklerden uzakta burjuva tiyatrosuna karşı gerçekliği bilimsel kesinlik içinde vermeyi insanı tüm fiziksel ve toplumsal bileşkenleri içinde çözümlemeyi amaçlamıştır. Emile Zola'nın kuramcılığında gelişme gösteren Natüralist Tiyatro "sanat tabiatın bir parçasıdır" ve "sanat yeniden tabiat haline gelmeye çalışır" ilkeleri doğrultusunda ürünler vermiştir. Romantik tiyatroya karşı olduğu kadar iyi kurulu burjuva oyununa karşı da yer almış olan Natüralist Tiyatro işçi ve emekçi sınıfların sorunlarına olduğu kadar toplumdışı kalmış insanlara da eğilmiş burjuva-kapitalist topluk hastalıklarını gözönüne sermiştir. Ancak gerçekliği dolayımsız olarak alışıyla ampirik gerçekliğin ötesine geçememiş; çözümsel yönteme ağırlık vererek somut tikel ayrıntısal gerçeklik üstünde durmuştur. Nesnelciliğin öne çıktığı Natüralist Tiyatro'da gerçekliğin bire bir kopyası sergilenmeye çalışılır; oyun dili gündelik konuşma dili ve bölgesel ağız olarak alınır; sahne tasarımı sahne giysisi ve donatımlığı doğal gerçeğe ayrıntılarıyla tam uygunluk içinde uygulanır. Karakter çizimi önplana çıkarken eylemde toplumsal ve doğasal koşullanma ve belirlenmeye mutlaklık tanınır; yaşam yaşam dilimleri içinde verilir; eylem-yer-zaman birliğine uyulur ve izleyici ile sahne arasında "dördüncü duvar" çekilerek oyunun kapalı bütünlüğü korunmaya çalışılır. Bu nedenle Natüralist Tiyatro tam bir benzetmeci tiyatro tam bir yanılsamacı tiyatrodur. Buna uygun olarak oyunculuk bütün bütüne özdeşleşme yöntemine dayanırken sahnelemede dış görünüşün doğallığı korunur. Eylemde kısalık kahraman yokluğu sahnelerin art arda sıralanması Natüralist Tiyatronun başlıca dramatik özelliklerindendir; çok çeşitli belirlenimleri içinde çizilen karakter çevrenin kalıtımsal özelliklerinin bir toplamı olarak ortaya çıkar. Natüralist Tiyatro burjuva-kapitalist toplumda "herkesin herkesle savaşı"nı burjuvazinin acımasız olarak kendini gerçekleştirişini insanda yıkıcı olan yanı sergileyişiyle toplumcu düşünceye hizmet etmiştir. Natüralist Tiyatro'nun başlıca temsilcileri Fransa'da Antoine ve Theatre Libre Almanya'da O. Brahm ve Freie Bühne İngiltere'de Independent Theatre Rusya'da Stanislavski ve Moskova Sanat Tiyatrosu İtalya'da verismo akımı yanısıra yazar olarak Zola Goncourt Ibsen Strindberg Hauptmann Gorki ve O'Neill'dir.

No Oyunu: Japon tiyatrosunda ezgili danslı dinsel niteliği olan eski oyun biçimi.

Nümayiş: İran'da halk tiyatrosuna verilen ad. Okuma Oyunu: Sahnede oynanmak için değil okumak için yazılmış oyunlar. Okuma Oyunları dramatik biçime önem vermeyen tiyatro koşullarını gözönüne almayan retoriği öplana çıkaran ve belirli bir şiir anlayışını dramatik uygulamaya yeğ tutan oyunlardır.
Ortaoyunu: Türk doğaçlama halk tiyatrosu. Kol oyunlarından gelişerek 19. yüzyılda kesin biçimine kavuşan Ortaoyunu adını izleyicilerin çevre oldukları bir orta yerde oynanmasından alır. Ortaoyunu kendi bir özelliği olarak açık yerlerde palanga ya da meydan adı verilen yuvarlak ya da yumurtamsı bir alanda oynanır; burada erkek izleyicilerin oturduğu mevki ile kadın izleyicilerin oturduğu kafes ip gerili kazıklarla ayrılmıştır; oyuncular sahne giysilerini değiştirdikleri önü perdeyle kapatılmış sandık odası'ndan kapı yoluyla oyun alanına girerler. Ortaoyunu'nun dekoru 68 cm. -1 m. Yükseklikte genellikle Kavuklu'nun işyerini temsil eden ve iki kanatlı bir kafes olan dükkan ile 1.5m yükseklikte iki üç ya da dört kanatlı genellikle ev olarak kullanılan ve önünde iskemleler bulunan bir paravanaydı. Ortaoyunu'nun başında köçek çengi ve curcunabazların müzik eşliğinde raks gösterisi yer alırdı. Gündelik olaylardan yola çıkan doğaçlama durum komedyası ve laf oyunlarına dayanan Ortaoyunu dört bölüme ayrılırdı: Pişekâr'ın izleyiciyi selamlayıp zurnacıyla konuşup oyunu açması giriş; Kavuklu ile kavuklu-arkası'nın oyuna girmesiyle başlayan muhavere; belli bir olayın temsil edildiği fasıl; Pişekâr'ın izleyiciden özür dileyip gelecek oyunun adı ve yerini bildirerek oyunu kapatışı bitiş. Ortaoyunu fasıllarının çoğu Karagöz'ünküyle aynıdır; klasik ve yeni eklenmiş fasıllar olmak üzere iki öbekte toplanır. Ortaoyunu'nun başlıca tipleri şöyle gösterilebilir: Oyunu açıp yürütüp kapayan; hem oyuncu hem sahneye koyucu hem de yazar gibi davranan kenarı kürklü kaftan ve külah giyen elinde şakşak taşıyan Pişekâr; Pişekâr'la birlikte oyunu yürüten; ikinci-oyuncu ve başkomik kavuk ve kaftan giyen Kavuklu; Çelebi Zenne Tuzsuz Kavuklu-arkası Denyo; taklit tipleri: Kürt Arnavut Acem Arap Yahudi Ermeni Rum Frenk. Her tip kendisini simgeleyen müzikle içeri girerdi; müzikçiler oyunla bütünleşmişlerdi. Ortaoyunu yerini 19. yüzyıl ortalarında yerini tuluat tiyatrosuna bırakmıştır.

Orta Antik Komedya: Antik Yunan komedyasının ikinci evresidir. Eski komedya ile orta komedyayı ayıran kesin bir sınır yoktur. Aristofanes her iki dönemde de vardır. İÖ 423 ile 330 yılları arasında gelişmiştir. Kişisel ve siyasal taşlama yoktur.

Oyun: 1- Bir tiyatro sanatçısının sahnedeki oyunu. 2- Oynanmak üzere yazılmış tiyatro yapıtı.

Oyun Sanatbilimi: Tiyatro tarihçisi incelemecisi ve kuramcılarının oyun metni üzerindeki çalışmalarını ve sonra da oyunun sahnelenmesi açısından sanatsal bilgileri kapsayan uğraş alanı. Metin üzerinde yapılan çalışmaların tümüne 'kuramsal dramaturgi' oyuncular ile sahne üzerinde yapılan çalışmalara da 'uygulamalı dramaturgi' denilir.

Oyun Sanatı Uzmanı: Oyun sanatını ve uygulayımını bilen kimse. XVIII. yüzyıldaAlman yazar ve kuramcı Gotthold Ephraim Lessing'in Yunanca kökten yararlanıp ortaya attığı bu terim başlangıçta oyun yazarı ve yöneticisi için kullanılmıştır. Bugünkü anlamı ile tiyatronun bilim ve sanat danışmanı. Oyun Sanatı Uzmanı'nın görevleri çeşitlidir: 1- Çalıştığı tiyatro için seyirciyi tiyatronun teknik olanaklarını ve sanatçı kadrosunu dikkate alıp oyun seçmek ve önermek; 2- Gönderilen yapıtlar üzerinde gerektiğinde yazar ile çalışma yapmak; 3- Yeni oyun yazarları bulmak; 4- Dünya tiyatrosundaki gelişmeleri izleyerek çalıştığı tiyatroya yol göstermek; 5- Gerektiğinde bazı konularda yönetmene malzeme sağlamak ön çalışmalar yaparak gerekli bilgi ve belgeleri sağlamak; 6- Seyirciler için yayımlanan tiyatro dergisini yada oyun izlencesini bastırmak; 7- Tiyatro belgeliğini ve kitaplığını kurmak yönetmek tiyatro için gerekli bulduğu kitapların satın alınmasını önermek; 8- Çalıştığı tiyatronun olanakları varsa tiyatroya ya da sanata ilişkin çeşitli sanat etkinlikleri düzenlemek.

Ödenekli Tiyatro: Devlet yerel yönetim eyalet kent tarafından belli bir ödenek verilerek paraca desteklenen tiyatroların tümü.

Öfkeli Genç Kuşak: İngiltere'de 1950'lerin ortalarında tiyatroyu biçemsel ve içeriksel olarak etkilemiş oyun yazarları için kullanılan Leslie Paul'ün Öfkeli Genç Adam adlı özyaşamsal romanın başlığından türetilmiş kavram. İngiltere'de savaş sonrası toplumsal gelişmeler karşısında hoşnut olmayan bu "öfkeli" genç oyun yazarları tiyatroda bakış açısı değişikliği istemişler; toplumsal yaşamı işçi emekçi ve küçük burjuva kesimlerin "küçük insan"ın bakış açısından eleştiriye bağımlı kılmışlar; ancak somut çözüm getirememişler toplumsal çelişmeleri göreneksel natüralist tarzda yansıtmakla kalmışlardır. Öfkeli Genç Kuşak İngiltere'de serbest tiyatroların gelişmesine öncülük etmiştir. Öfkeli Genç Kuşak'ın oyun yazarları arasında John Osborne Arnold Wesker John Arden S. Delaney; tiyatroları arasında da Royal Court Theatre Theatre Workshop sayılabilir.

Panayır Tiyatrosu: Panayırlarda açık havada genellikle açık saçık güldürüler oynayan tiyatro.

Pandomim: Sözsüz oyun.

Pandomima: Tanzimat ve II. Meşrutiyet dönemlerindeki tiyatroların çoğunda izlenen oyunlar arasına sıkıştırılmış sözsüz oyun.

Parçalı Komedya: Bölümcükleri ya da bölümleri birbirine bağlı olmayan Fransa'da ortaya çıkan ve tutulan komedya biçimi.

Poetika: Aristotales'in İÖ 363-360 yılları arasında yazdığı şiir dram sanatı ve epik konularını içeren ve dramatik yapıtın kurallarını öneren yapıtı. Bu kitabın komedya üzerine olan bölümü ele geçmemiştir.

Piscator Tiyatrosu: Piscator'un tiyatro eylemini kendi siyasal estetik programına göre gerçekleştirdiği tiyatro etkinliklerini dile getiren kavram. Piscator drama ve tiyatro biçiminde devrim yaparak bilim ve tekniğe upuygun bir sahne estetiği yaratmaya çalışmıştır. Tiyatro ve sahne yapısı olarak çok katlı sahne kesit-küre sahne ve yürüyen kayışlı sahne tekniklerini uygulamış olan Piscator göreneksel dramayı ham malzeme olarak almış siyasal dramaturjik bakış açısından yeniden düzenlemiş; bunun için de iki yola başvurmuştur. 1- Sahnesel malzemenin "epikleştirilmesi" 2- kendi içinde kapalı dramatik eylemin revü tarzında "tek tek numaralar" halinde çözüntüye uğratılması. Piscator tarihsel-belgesel tiyatroyu oluşturabilmek için film ve film projeksiyonu ile fotoğraf malzemesinden de yararlanmıştır. Piscator Tiyatrosu'nda üretim sahneleme sahne müziği sahne tekniği ve oyuncu topluluğu arasındaki topluca sahneleme sürecine dayanır.

Politik Tiyatro: Ünlü Alman yönetmen Ervin Piscator'un göstermeci nitelikteki kendi anlayışını içeren 'Epik Tiyatro'ya verdiği ad. Siyasal gelişimleri konu edinerek insanların daha iyi yaşamalarını savunan seyircinin duygusundan çok usuna yönelen tiyatro anlayışı. Bu anlayıştaki tiyatroda sinema filmi diya hareketli sahne zemini yürüyen şerit gibi biçimsel özellikler yer alır.

Proleter Devrimci Tiyatro: Sınıf savaşımını tiyatro eyleminin odağına yerleştiren siyasal tiyatro. 1917 Ekim Devrimi bağlamında devrimci işçi hareketine bağlı olarak yer almış olan Proleter Devrimci Tiyatro hareketi başlıcalıkla şu ana biçimler içinde görülmüştür: 1- Rusya'da yeni bir işçi sınıfı kültürü yaratmaya yönelik proletkult hareketine bağlı tiyatro etkinlikleri topluca tiyatro deneyimine dayanan kitle tiyatrosu gösterileri; 2- Rusya ile Almanya'da çok geniş çapta yer alan uyarma ve propaganda tiyatrosu etkinlikleri; 3- Rusya'da "tiyatro devrimi" etkinlikleri; 4- Almanya'da politika tiyatrosu etkinlikleri.

Radyo Oyunu: Radyoda seslendirmek üzere yazılmış kulağa yönelik işitsel özel teknik gerektiren oyun.
Reinhardt Tiyatrosu: Reinhardt'ın doğrudan sanatsal ve mali yönetimini üstlendiği tiyatro etkinliklerini belirten kavram. Aynı zamanda tiyatro örgütçüsü ve girişimcisi olan Reinhardt tiyatro etkinlikleri arasında sahne yapısı ve sahneleme olarak birçok yeniliklere önayak olmuştur. Reinhardt Tiyatroları şöyle gösterilebilir: Schall und Rauch Kabare Tiyatrosu (1902 Berlin) Neues Theater (1903 Berlin) Deutsches Theater (1905 Berlin) Volksbühne (1915- 18 Berlin) Grossen Schauspielhaus (1919 Berlin) Reinhardt'ın bu dönemde Berlin'de etkili olduğu 11 tiyatro vardır. Viyana'da: Theater in der Josefstadt (1923) Schönbrunner Schlosstheater (1928).

Romantik Tiyatro: 1790'lardan 1840'lara kadar Avrupa'da geç Aydınlanma döneminin akılcılığına karşı ortaya çıkmış romantik sanat ve düşünce akımının tiyatrosu. Romantik Tiyatro başlıcalıkla Almanya'da ve Fransa'da drama kuramı ve dramatik yazın olarak öne çıkmıştır. Almanya'da F. Schlegel A. W. Schlegel ve Schelling romantik anlayışı öne sürmüşler Shakespeare'e büyük önem verirken klasik Fransız tiyatrosunun yer ve zaman birliği kuralını ve katı ölçülerini eleştirmişlerdir. Fransa'da da Romantik Tiyatro anlayışı üç birlik kuralına karşı olduğu kadar koşuklu dramaya da karşı çıkarak dramatik türlerin karışımını istemiş; V. Hugo Fransız Romantik Tiyatrosu'nun ilkelerini ortaya koyarak "grotesk olan ile yüce olanı korkunç olan ile kaba güldürüyü trajik olan ile komik olanı birbiriyle kaynaştıran edebiyatın çağdaş edebiyat" olduğunu öne sürmüş; komik ve grotesk bedende trajik ve yüce ruhun birleştirilişiyle klasik tragedya-komedya ayrımının aşılacağını göstermiştir. Romantik sanat gerçekliğin yoğunlaştırılmış bir yansımasıydı; bu nedenle de Romantik dramaturji gündelik kişi ve olaylarla değil alışılagelmedik kahramanlarla ve işlerle insanoğlunun yazgısını temsil eden kişilerle yazarın düşüncesini dile getiren kişilerle ilgiliydi. Romantik Tiyatro bu doğrultuda yeni bir ritmik biçimlendirmeye lirik karakter çizimine yer veriyordu. Romantik Tiyatro romantik drama kuramının estetik ilkeleri düzeyinde üretime tanık olamamış; daha çok okuma oyunlarına yol açmıştır. Bu arada Tieck romantik tersinlemeye dayanan romantik komedyanın örneklerini vermiş; romantik güldürü yanılsamayı yıkıcı epik drama öğeleriyle öne çıkmıştır. Büchner'de romantik biçimsel öğelerin parodisel olarak çözüntüye uğrayarak toplumsal eleştirel taşlama biçimine dönüştüğü görülür. Fransa'da da Romantik Tiyatro uygulayımı kendi kuramsal ilkelerine karşılık verecek düzeyde gerçekleşmemiş; ancak sahne dekorunda ilerlemeler başarılı oyunculuk ve melodrama kayma özellikleriyle öne çıkmıştır. Fransa'da Romantik Tiyatro'nun başlıca temsilcileri Hugo yanısıra P. Merimee ile A. de Vigny'dir. Romantik Tiyatro ürünleri daha çok bale ve opera içinde değerlendirilmiş; romantik drama daha çok edebiyat tarihi açısından önem taşımıştır.

Rönesans Tiyatrosu: Rönesans döneminin tiyatrosu; ortaçağdan sonra tiyatroda yenileşmeyi gösteren tiyatro dönemi. Rönesans Tiyatrosu'nun başlıca özellikleri şunlardır: 1- dünyevi gerçekçi bir tiyatronun yer alması; 2- hümanist düşünce doğrultusunda antik tiyatro ve kültürün yeniden bulgulanması; 3- saray tiyatrosuna bağlı olarak tiyatrosal özelliklerin gelişme göstermesi; 4- komedya ve tragedya yanısıra pastoral oyun melodram ve tragikomedya gibi yeni türlerin ortaya çıkması. Rönesans Tiyatrosu toplumsal deneyim olarak tiyatronun yeniden bulgulanması olarak önem taşır.

Retorik: 1- Etkili esprili ve güzel konuşma. 2- Aristoteles'in oyuncular için yazmış olduğu güzel ve etkili konuşmanın önemini belirttiği yapıtı.

Ritüel: Dinsel tören kutlama. Tiyatronun kaynağında ritüeller vardır. Bolluk törenleri ölüp dirilme törenleri üreme törenleri söylenen ezgiler danslar ve oynanan oyunlar homo ludens'i ortaya çıkarmıştır. Antik tiyatronun başlangıcı da ritüellerden var olmuştur. Bağ ve şarap tanrısı Diyonizos adına yapılan bahar kutlamaları giderek tiyatro gösterilerine dönüşmüştür.

Saçma Tiyatrosu: 1950'lerde başlıcalıkla Fransa'da yaygınlık kazanmış bir avangart tiyatro akımı ve anlayışı. Göreneksel burjuva dünyasının alışılageldik beylik değerlerine dayalı yaşam tarzını mutlak olumsuzlayıcı bir tepki olarak ortaya çıkmış olan Saçma Tiyatrosu toplumsal yabancılaşmayı bir insanlık durumu olarak alarak bu ikisini özdeşleştirir. Saçma Tiyatrosu 2. Dünya Savaşı'nın yol açtığı tinsel bunalımdan kaynaklanan kötümser bilinemezci ve hiçlikçi bir dünya görüşü doğrultusunda insanın varoluşunu ve yaşamını mantıkdışı saçma ve anlamsız olarak ortaya koymaya insanlar arasında iletişimin olanaksızlığını göstermeye çalışmıştır. Saçma Tiyatrosu bu düşünce yapısına bağlı olarak göreneksel dramatik biçimleri ve anlamlı diyalog düzenini yıkmış; tarihsellik ve psikolojik dışı gelişim; eylem ve çatışmaya bağlı olmayan bir oyun yapısı kurmuş; paradoksal mantığa aykırı bir diyalog düzenini oyun dili haline getirmiştir. Saçma Tiyatrosu'nun estetik kökenleri soytarı edebiyatına groteske bilinçaltı akımına kara gülmeceye sözsüz oyuna olduğu kadar; dadacı tiyatro gerçeküstücü tiyatro vahşet tiyatrosu ve varoluşçu tiyatro gibi tiyatro deneyleri ile Jarry Apollinaire Artaud ve Kafka gibi yazarların düşünce ve uygulamalarına uzanır. Camus'nün insan varoluşunun saçmalığı görüşü üzerine kendini temellendiren Saçma Tiyatrosu varoluşçu tiyatro gibi "insan varoluşunun saçmalığını tartışmaya girmez somut bir veri olarak yeni elle tutulur sahneler içinde ortaya koyar". Başta Beckett Ionesco Adamov ve Arrabal olmak üzere Saçma Tiyatrosu bağlamında şu gibi adlar yer alır: Pinter Albee Kopit Hildesheimer Tardieu vb.

Saray Tiyatrosu: Feodal çağın sonuyla mutlakçılık döneminin başı arasında Batı'da prenslik saraylarında yer almaya başlayan tiyatro etkinlikleri. Saray Tiyatrosu saraylarda meslekten topluluklarca gerçekleştirilen düzenli tiyatro gösterilerini olduğu kadar saraya bağlı kişilerce düzenlenen saray oyunlarını da içine alır. Bu anlamda Avrupa Sarayları oyuncu topluluklarını destekleyişleriyle meslekten oyuncu tiyatrosunun yaygınlık kazanmasına da yol açmışlardır. Mask oyunları anti-mask oyunları komik bale pantomim bale bu gibi tiyatro türleri İngiliz ve Fransız Sarayları'na özgü tiyatro etkinlikleri olmuş; opera ise İtalyan Saraylarında ortaya çıkmıştır. Moliere 14.Louis'in Saray Tiyatrosu'nu gerçekleştirirken Goethe de Weimar Saray Tiyatrosu'nu gerçekleştirmişlerdir. Saray Tiyatrosu soyluluğun yazgısı doğrultusunda 18. yüzyılın sonlarından sonra kalkarak yerini devlet kent ve eyalet tiyatrolarına bırakmıştır.

Serbest Tiyatro: 1960'lardan sonra yerleşik ticari tiyatro kültürüne karşı ortaya çıkmış bir sanat ve eylem tiyatrosu hareketi. Fringe siyasal halk tiyatrosu öğrenci tiyatrosu amatör tiyatro ve sokak tiyatrosu biçimleri içinde kendini ortaya koyan Serbest Tiyatro toplumsal kültürel yozlaşmaya karşı eleştirel bir sanatsal eylem doğrultusunda yeni bir tiyatro anlayışını gerçekleştirmeye; tiyatronun bugünkü içeriğini estetik biçimini toplumsal anlamını ve kurumsal yapısını değiştirmeye çalışan tiyatro etkinlikleridir. Serbest Tiyatro kuruluşları devlet ve yerel yönetim tiyatrolarının olduğu kadar özel ve ticari tiyatroların da kurulu hiyerarşik örgütsel yapısı dışında modern tiyatro eyleminin gereklerini yerine getirmeyi amaçlar. Serbest tiyatrolar yalnızca göreneksel tiyatro yapıları dışında açık doğada sokakta cafe'lerde fabrika ve garajlarda vb. etkinliklerini sunmakla kalmamakta ama genelde tiyatronun yapısını değişime uğratacak kökten girişim ve deneylere başvurmaktadırlar. Örneğin Peter Brook ve E. Barba gibi tiyatro adamları Afrika'da ve Amazonlar'da "tiyatro safarileri" düzenlemekte; kültürlerarası etkileşimi içinde tiyatro süreçlerini ele almaktadırlar. A. Artaud ve J. Grotowski'nin görüşleri doğrultusunda ilkelerini gerçekleştirmeye çalışan Serbest Tiyatro etkinlikleri arasında başlıcalıkla şu adlar sayılabilir: Off-Off- Brodway (R. Schechner ve Performance Group J. Chaikin ve Open Theatre Living Theatre La Mama Bread and Puppet Theatre) soytarı tiyatrosu hareketi İngiltere'de Pip Simmons Group Almanya'da Rote Rübe ve Berliner Theatermanufaktur. Öte yandan happening performance art eylem sanatı vb. gibi göreneksel tiyatro dışı etkinlikleri de Serbest Tiyatro içinde yer alır. 1960'lardan sonraki öğrenci hareketleriyle başlayan amatör gençlik ve öğrenci tiyatroları ile sokak tiyatroları da yine Serbest Tiyatro bağlamındaki tiyatro etkinlikleridir.

Siyahi Tiyatro: Afro- Amerikan tiyatrosu. ABD'deki siyahi azınlığın tiyatrosu olarak ilk Siyahi Tiyatro topluluğu New York'ta 1821'de kurulmuştur. Siyahi Tiyatro 1920'lere kadar müzikli komedya ve vodvil tiyatrosu biçiminde yer almış; daha sonra Federal Tiyatro Projesi çevresinde ırk ayrımına karşı tiyatro kimliğini kazanmıştır; 1950-60 yıllarında yeni bir siyahi oyun yazarı kuşağı yetişmiş; siyahi hareketin gelişmesine koşut köktenci biçimler almıştır. Son dönemde kendine özgü yeni bir estetik yaratma çabası içinde olan Siyahi Tiyatro siyahların savaşım ve deneyimlerinden yola çıkan etnik kültüre dayalı sözel ve müziksel gelenekten yararlanan dinsel törensilikleri işleyen siyahi müziğin çok sesli yapısını kullanan blues ve cazın ezgisel ritmik yapısını işleyen bir tiyatro yapmakta; kesikli kısa sahnelerden oluşan yeni bir sahne tekniği geliştirmeye; bu arada tragifantezilerden olduğu kadar burlesklerden de yararlanarak zengin bir anlatım yeni bir kimlik ve ideoloji arayışı içinde "yeni Afrikalı" tiyatroyu gerçekleştirmeye çalışmaktadır.

Sokak Oyuncular: Sokaklarda çeşitli beceri gösterilerinde bulunan skeçler oynayan müzik aletleri çalan buna karşılık seyredenlerden para toplayan küçük topluluk.

Sokak Tiyatrosu: Geleneksel tiyatro yapıları dışında açık havada herhangi bir yerde sokakta parktaalanda ve benzeri yerlerde oyunlar oynayan tiyatro. Tümden siyasal amaçlı olanların bazıları çok sivri olduklarından bunlara "Gerilla Tiyatrosu" adı verilmiştir. Sokak tiyatroları özellikle genç tiyatrocular tarafından gerçekleştirilen kısa yoldan iletide bulunan ve gösteri süreleri onbeş dakikayı geçmeyen oyunları içeren topluluklardır.

Soti: XV. Yüzyılın sonları ile XVI. Yüzyılın başlarında rağbet gören taşlamalı kalın çizgili ve koşuklu oyun.

Stanislavski Sistemi: Stanislavski tarafından sistemleştirilmiş özdeşleyime dayalı oyunculuk yöntemi. Psikolojik gerçekçi oyunculuk sanatının başkuramcısı olan Stanislavski özdeşleşmeyi oyunculuğun temeline koymuş; oyuncudan her şeyden önce gerçeği istemiştir. Stanislavski'nin psikoteknik yöntemi "üretici özdeşleyim" kuramı oyuncunun rolünü rastlantısal esinlenmeye bırakmayarak önçalışma sırasında çağrışımlanan birçok esinin saptanarak yaratma anında "duygulanımsal anımsama" yoluyla yinelendirilmesine dayanır. Stanislavski'nin yöntemsel ilkeleri "duygulamsıl bellek" yoluyla duyumların yeniden üretilmesi yaratıcı düşlemgücü ve eksiksiz dış dünya bilgisidir. Stanislavski oyuncunun tasarım ve eylem gücünü harekete geçirmek için düşgücü ve yoğunlaşma temrinleri geliştirmiştir; buna göre oyuncu kendisine şunları söylemelidir: "Benim için önemli olan olaylar değil benim ne yapacağımdır sahnede çevremde olup bitenler gerçek olsaydı eğer benim onlar karşısında ne gibi bir tavır alacağımdır". Stanislavski "yaratıcı düşlem gücü" sistemini "duyguların mantığı"nı daha sonra "eylem mantığı" "psişik eylem" kavramıyla gelişmiştir. Stanislavski'nin tüm dünyada oyunculuk eğitimini ve oyunculuk anlayışını derinden etkilemiş olan sistemi çağımızda başlıcalıkla ABD'li oyunculuk yöntemi Lee Strasberg tarafından geliştirilmiştir.

Sürgün Tiyatrosu: Naziler'in iktidara gelmesiyle birlikte yabancı ülkelere sığınan ve sürgün giden Alman tiyatro sanatçıları ve yazarlarınca sürdürülen tiyatro etkinlikleri. 1933'ten sonra Alman dilinde yaklaşık 4000 tiyatro adamı yurtdışında yaşamak zorunda kalmış; sürgün döneminde 500 kadar yazar Almanca olarak 900 kadar oyun üretmiştir. Sürgün Tiyatrosu çeşitli evrelerden geçmiş; konuk sanatçılık gezici tiyatro yerleşik tiyatro vb. gibi özellikler göstermiş; yabancı izleyici için tekinliklerde bulunurken sürgündeki kendi göçmen kolonisi için de kültür gereksinimlerini karşılayacak etkinliklerde bulunmuştur. Volga Cumhuriyeti'nden ulusal-toplumcu tiyatro olarak "Engels Projekt" Zürich'e Schauspielhaus etkinlikleri İngiltere'de Freier Deutscher Kulturbund New York ve Los Angeles'taki etkinlikler Meksika'da Heinrich Heine Klub Arjantin'de Frei Deutsche Bühne vb. Sürgün Tiyatrosu'nun çeşitli örnekleridir. Sürgün Tiyatrosu bağlamında başlıcalıkla Reinhardt Piscator Brecht Zuckmayer Thomas ve Heinrich Mann K. Weill F. Kortner F. Bruckner gibi tiyatro adamlarının etkinlikleri önem taşır. Sürgün Tiyatrosu tiyatrocuların her zorluğa karşın mesleklerini sürdürmeleri için bir ortam oluşturmuş; faşizme karşı güçlerin biraraya gelmesine yol açmış; tiyatronun çağın ve toplumun eleştirisini yapma özelliğini sürdürmesini sağlamıştır.

________________________________________________________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
MaSuMeLeK
SüperModeratör
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 331
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 11/02/09
Cinsiyet Cinsiyet : Kadın
Yaş Yaş : 24
Nerden Nerden : antalya
İş/Hobiler İş/Hobiler : ögrenci
Başarı Puanı Başarı Puanı : 3
ruh haliniz ruh haliniz :
takımın takımın :
oyuncum oyuncum :

MesajKonu: Geri: Tiyatro Terimleri   Çarş. Ocak 13, 2010 3:21 pm

Tarihsel Komedya: Konusu tarihten alınmış komedya türü.

Tiyatro: 1- Geniş anlamı içinde dram sanatının yönetmen oyuncu tasarım sanatçıları uygulamacılar uzmanlar ve seyircinin etkileşimi ile ortaklaşa üretilmesi. 2- Dramatik gösterilerin tümü. 3- Betik dışında kalan tiyatroluk öğelerin tümü. 4- Oyun oynama eylemi. 5- Oyunların oynandığı yapı alan yada yer. 6- Etkinliğine ilişkin olarak tiyatroluk gereçler yada yöntemler.

Tiyatro Atölyesi: Oyunculuk ve tiyatro eğitimi için özel kuruluşlar. Tiyatro Atölyeleri oyunculuk ve tiyatro öğrenimi ve eğitimi görmemiş kişilere açık olduğu kadar eğitimli meslekten oyunculara da açık özgür çalışma ortamıdır. Tiyatro kursu tiyatro stüdyosu vb. olarak da anılan Tiyatro Atölyeleri belli bir yöntemsel eğitim kurumu niteliği kazanabildikleri gibi deneme tiyatrosu niteliği de kazanmaktadır.

Tiyatro Bilimi: Gösterim olgusunu ve sanatını tarihsel gelişimi içinde kuramları ve deneysel öğeleriyle incelemeye araştırmaya ve yorumlamaya yönelen bilim dalı.

Toplumcu Gerçekçilik: Gerçekçi akımın bu evresi içinde bir bütün olarak toplumcu sanatı ve tiyatroyu kapsar; sanatçı ya da yazar emekçi sınıfın ve toplumcu düzenin amaçlarıyla temelde anlaşmıştır. Eleştirel gerçekçilik toplumculuğu benimserken bu anlayışta olanlar toplumculuğu kurma savaşımı içindedir. Ancak ilk başlarda Sovyet Rusya'da bu akımın yazarları rejimin propagandasını yapmışlar ve bu anlayışın dünya görüşünü zayıflatmışlardır. Doğal olarak günümüze bu görüşün yalnızca evrensel yapıtları kalmıştır.

Tiyatro Devrimi: 1920-21'de Rusya'da Halk Eğitim Komiserliği Tiyatro Bölümü Yöneticisi V.E. Meyerhold tarafından tiyatronun Ekim Devrimi doğrultusunda dönüşüme uğratılacağının ilan edilmesi. Tiyatro Devrimi'ni doğuran başlıca düşünceler şunlardır: 1- Bütün ülkede yürürlüğe girecek bir tiyatro sisteminin kurulması 2- Tiyatro programının siyasallaştırılması; 3- Yeni ideoloji biçimlerini işleyecek ve yaygınlaştıracak eğitim kurumlarının kurulması 4- Komünizm düşüncelerine düşmanca bir toplumsal düzenin propagandasını yapan profesyonel burjuva tiyatrosuna karşı savaş. Tiyatro Devrimi aynı zamanda Rusya tiyatrosunun kurulmasının ilk aşaması olarak yer alan tiyatroda devrim hareketidir de. Bu anlamda Stanislavski'nin oyunculuk yasalarını sistemleştirmesi kadar Moskova Sanat Tiyatrosu'na bağlı deneme stüdyolarının açması; Tayrov tarafından tiyatronun natüralizmden ve yazarın egemenliğinden kurtarılarak yönetmenin egemenliğinde tiyatrosallaştırılması; Meyerhold tarafından bütün bütüne Devrim'in hizmetine koşulduğu kadar devrimci tiyatro ve sahneleme tekniklerinin de yaratılması Oklopkov tarafından kitlesel tiyatronun uygulanması Vaktangov tarafından "dördüncü duvar"ın kaldırılması bütün bunlar tiyatroda devrimler yaratarak çağdaş yönetmen tiyatrosunun kurulmasına ve çağdaş yeniliklerin tiyatroya getirilmesine yol açmıştır. Öte yandan Mayakovski Erdmann Tretyakov gibi yazarların yaratımlarıyla bütünleşen Tiyatro Devrimi simgeci fantastik grotesk fütürist kübo-fütürist konstrüktivist tekniklerin uyarma ve propaganda tiyatrosu teknikleriyle birleştirilerek yeni devrimci anlatım yöntem ve uygulamaların yaratılmasına neden olmuştur. Öte yandan yine Tiyatro Devrimi bağlamın işçi-kültür tiyatroları ile uyarma ve propaganda tiyatrosu hareketleri yanısıra devrimci kitle oyunları ile yurt çapına yayılmış çok geniş amatör tiyatro hareketleri de yer almıştır. Tiyatro devrimi toplumcu tiyatro kültürü oluşturmaya tiyatroyu gerek siyasal gerek estetik yönden devrimci kılmaya yönelik bir hareket olmuş; ancak 1930'dan sonra dogmatik bir sanat politikasının uygulanması sonunda bu yenilikçi devrimsel etkinlikler "biçimcilik"le suçlanarak sona ermiştir.

Tiyatro Eleştirisi: Yazınsal etkinlik olarak tiyatro yapıtlarını değerlendirilmesi. 19. yüzyılda gazeteciliğin yaygınlaşması ve eleştiri gücü kazanmasıyla gelişme gösteren Tiyatro Eleştirisi gündelik gazeteler ve sanat dergilerinde bir oyunun gösterimi üstüne tümünde değerlendirici yorumlayıcı bilgileri içerir; yazar dramaturji sahneleme oyunculuk sahne tekniği olarak oyunun tümünü eleştiri konusu edinerek okuyucuyu bilgilendirir. Tiyatro Eleştirisi gazetelerde gazetecilik boyutlarında kalırken dergilerde daha geniş boyutlu olabilmektedir. Tiyatro Eleştirisi edebi eleştiri kapsamına girdiğinden edebiyat eleştirisi yöntemlerini edebiyat estetiği metodolojisini izlemek durumundadır. Eleştiri değerlendirme olduğundan Tiyatro Eleştirisi de eleştirmenin siyasal-sanatsal dünya görüşüyle bağlanımlıdır; bu nedenle de Tiyatro Eleştirisi'nin ölçütleri hep tartışmaya açıktır. Tiyatro Eleştirisi günlük yayın boyutlarını aştığı kuramsal çözümleme boyutlarına ulaştığı zaman tiyatro estetiği düzeyine yükselir. Tiyatro Eleştirisi bilgilendirici bilinçlendirici aydınlatıcı uyarıcı eğitici yol gösterici kısacası yapıcı olma durumundadır; sığ ve yıkıcı Tiyatro Eleştirisi kolayından yargı ve değerlendirmeler sözkonusu tiyatro yapıtı ile okuyucu arasında doğru iletişim kurulmasına engel olur. Öte yandan ticari tiyatro sisteminin geçerli olduğu toplumlarda tiyatro eleştirmenlerinin değerlendirmeleri tiyatroların ticari başarısı üstünde önemli bir rol oynar.

Tiyatro İçinde Tiyatro: Oyun içinde oyuna karşılık veren bir dramaturjik biçimlendirme aracı; bir tiyatro oyununda tiyatro sahnesinin yer alması. Tiyatro İçinde Tiyatro'ya romantik tersinlemenen bir biçemleştirme aracı olarak gerçekliğin tersinlemeli biçimde ikiye ayrılması iki gerçeklik düzlemi biçiminde rastlanır. Çağdaş tiyatroda Tiyatro İçinde Tiyatro'nun başlıca örnekleri Pirandello'nun Altı Kişi Yazarını Arıyor'u ile Weiss'ın Marat/Sade'ıdır.

Töreci Oyun: Moralite. Ortaçağda Hristiyan öğretisinin ahlak anlayışını aşılamakta kullanılan bir oyun biçimi.

Uyarı-Propaganda Oyunu: Seyirciye belli bir düşünceyi ve siyasal görüşü benimsetmek amacıyla yazılmış oyun.

Uyarı-Propaganda Tiyatrosu: Kaynağı Meyerhold'un Sovyet devriminin ideolojisini yaymaya yönelik ezgili danslı diyalı ve filmli tiyatrosudur.

Vahşet Tiyatrosu: Antonin Artaur'nun Tiyatro Manifestosu'nun ana kavramı. Yaşadığı çağın kentsoylu tiyatrosunu reddeden bunun yerine metafizik ve büyüsel tiyatroyu öneren Artaud tiyatro kaynağındaki ritüellere yönelmiş ve Batı tiyatrosunun hareket kodlarına işaret eden "sözcükler yerine göstergelerden oluşan yeni bir beden dili"ni öne sürmüştür. Onun anlayışındaki tiyatroda yönetmen "biricik ve tek yaratıcı"dır. Oyuncu sahnede dans mimik davranış gibi sözel olmayan tüm anlatım biçimlerini kullanmalı ve bunu ışıklama plastik anlayıştaki dekor ve oylum duygusu eklenmelidir. Artaud'nun tiyatroya getirdiği bu öneriler çağdaş tiyatroda etkisini göstermiş ancak ortaya sürdüğü kavramların bir bölümü uygulama açısından uygun olmamıştır. Artaud'nun oyuncuyu adeta trans durumuna getirebilecek "kara güçlerden arınma" kuramı tiyatro oyunculuk sanatı açısından yanlış bulunmuştur.

Üç Birlik Kuramı: Dram sanatının klasik bir ilkesi olan yerde sürede ve aksiyonda birlik kuralı.

Varouşçu Tiyatro: İnsanı evrenin merkezine koyan idealist dünya görüşüyle dışa ve kendine olan yabancılığını yalnızlığını vurgularken bireyin davranışlarıyla var olduğunu karar zorunluluğu ve sorumluluğuyla kendini gerçekleştirdiğini savunan anlayışın tiyatrosu.

Yabancılaştırma Etmeni: Brecht'in Epik Tiyatrosu'nun estetik temellerinden biri. Seyirci ile sahne arasına bir estetik uzaklık koyarak seyircinin oyun kişileriyle özdeşleşmesini engellemek ve ussal yoldan bir yargıya varmasını sağlamak düşüncesiyle geliştirilmiştir. Bunun için oyunculukta müzikte sahne tasarımında estetik uzaklığı sağlayacak çeşitli yabancılaştırma etmenleri kullanılmıştır.

Yatra: Hindistan'da dinsel bayramlarda oynan ezgili danslı halk oyunu.

Yeni Komedya: Antik Yunan komedyasının aşağı yukarı İÖ 330 tarihlerinde ortaya çıkan incelmiş biçimi. Bu komedyada eski komedyanın karikatür tipleri ve mitologya kişileri yok oldu bunların yerini o dönemde yaşayan insanlar onların güncel sorunları ve giysileri aldı. Yeni komedyanın bugüne kalan en önemli yazarı Efesli Menandros'tur.

Yer altı Tiyatrosu: Altmışlı yıllarda ABD'de ve özellikle de New York'ta "Off-Off- Brodway" tiyatroları arasında var olan düzene kentsoylu ahlakına ve halkın benimsediği siyasal anlayışa karşı saldırgan hatta değer tanımaz bir tavır içinde olan 'anarşist' tiyatro. Kentsoyluyu şoka uğratmak için en uç politik sloganları ve en yakası açık cinselliği kullanmıştır.Ayrıca dinsel inançları rencide edecek sahnelerde seyredeni kışkırtıcı bir hareket içine girmiştir. Adının 'Yer altı Tiyatrosu' olmasının nedeni yasa dışı bir tiyatro hareketi sayılmasındandır.

Yerel Oyun: Belli bir yerin özelliklerini gösteren konuları kişileri töreleri işleyerek yazılmış gerçekçi oyun. Bu çeşit oyunlarda söz konusu yörenin şivesi ve ağzı kullanılır.

________________________________________________________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Tiyatro Terimleri
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» En son izlediğiniz tiyatro oyunu??
» Tiyatro çeşitleri
» Mafya babası çöpçü oldu(Hüriyet Haber)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Arka Sıradakiler Fan,Arka Sıradakiler Forum,Arka Sıradakiler  :: .:: Kültür-Sanat-Magazin ::. :: Tiyatro-
Buraya geçin: